Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Archive for Haziran, 2013

Ankara – Çok Sert !

İstanbul Taksim’de dün gayet güzel bir piyano resitali ile insanlar coşarken, Ankara’lım yine “tekmelerin en hasını” (Duman’ın şarkısındaki deyimliyle) yiyiyordu. Kennedy Caddesi ile Tunus /Bestekâr sk. kesişiminde yine coplar iş başındaydı. Tabii full gaz olduğunu söylememe gerek yoktur herâlde. Bir vatandaşımız ise yine başından gaz fişeği ile yaralandı.

Bunun artık devam etmemesi gerekiyor keza işin çivisi çıkmaya başladı. Bir şekilde, ama acil olarak sonlanması en büyük temennimiz.

Sözcü gazetesi olayı bu manşet ile duyurdu.
ankara-dun

Gezi 15.gün – Yorumsuz

direnla-ankara

direnis-hatirasi

kennedy-tunus-caddesi-ankara-direnis

duncokceviktinpolis

10numaracapulcu

neredesinspartacus

tekyolcukulata

direndik

korkmala

Avukatlar şiddeti protesto ediyor. Biz de yargıya şiddeti kınıyoruz.

Dün, Adliye önünde bir oturma eylemi yapmak istediklerinde, yaka paça karakola götürülen Avukatlar, bugün Çağlayan Adliyesi’nde toplandılar.

Avukatlarayakta

Dünkü gözaltına alınma görüntülerinin içinden aşağıdaki iki çarpıcı görüntüyü sizinle paylaşmak istiyorum. Dünya’nın hiç bir çağdaş ülkesinde böyle görüntüler göremezsiniz. Tarihe not düşelim de, bir daha tekrarlamasın.

avukatlara-gozalti1

İstanbul Adliyesi'nde avukatlar gözaltına alındı

Kardeş Türküler’den Gezi Parkı şarkısı – Tencere Tava

Bu sefer de Kardeş Türküler’den harika bir Gezi parkı şarkısı. Pots and Pans.
İngilizce tercümesi de aşağıda geçiyor, o da iyi bir düşünce olmuş bence 🙂

Gün uzlaşma günüdür, dostlar.

Peace_button_largeBaşbakanımız, bugün Gezi Parkı eylemcileri ile konuşmak üzere randevu vermişti. Ancak dünkü iç acıtıcı Taksim çatışmalarından sonra, bu görüşmenin de gerçekleşmeyeceği konuşulmaya başlandı tabii doğal olarak. Dünkü Taksim’in durumu üzüntü vericiydi gerçekten. Oradan oraya kaçışan insanlar, gaz bulutu içinde değişik noktalarda yanan araçlar, taş atanlar, su sıkanlar…

Bu tabloya ne gerek vardı ki? İlk iki gün içinde, olay bu noktaya gelmeden çoook önce, belki 1 saat içinde halledilebilecek konu, Başbakan’ın hiçbir şey yokmuş gibi geziye çıkması ile daha da uzadı. Bu gezi ertelenemezmiydi?.. O da ayrı konu tabii. Bir de üzerine dönüşünün adeta bir şova dönüştürülmesi, arkasından mitingler filan… Bunlara ne gerek vardı ki ? Sonuçta dün olanlar hepsinin birikimi ve tabii marjinal grupların da bunu fırsat bilerek buralara sızması da kaçınılmaz hale geldi.

Olay bence bugün kritik noktasında. Artık bugün uzlaşılması gerekir. Uzlaşma olmazsa bu işin sonu hiç iyiye gitmiyor orası kesin ve bu çatışma tablosu da çağdaş Türkiye’ye hiç yakışmıyor. Diğer ülkelerin ve özellikle de İsrail’in ve Suriye’nin şu anda göbek attıklarını da görür gibiyim 🙂

Lütfen, bugün uzlaşma günü olsun ve bu buluşma her şeye rağmen gerçekleşsin. Temennimiz budur.

Yedirmeyiz afişi kaldırıldı – Teşekkürler.

Ankara’ya yakışmayan kışkırtıcı afiş kaldırıldı.
Ortak Akıl’da buluştuğumuz insanlara teşekkür ediyoruz.

yedirmeyiz-afisi-kaldirildi

Nazan Öncel’den Gezi Parkı şarkısı

Nazan Öncel Gezi Parkı Eylemi’ne Çapulcu orkestrası ile destek verdi.

Gezi Parkı açılımı

BostonCommon

Başbakan, bir konuşmasında Gezi Parkı eylemleriyle ilgili eleştirileri sırasında iktidarları döneminde 3,000,000,000 (3 Milyar) adet ağaç diktiklerini söyledi…Mmmm. Şöyle bir hesap yapalım. 2002’de iktidara gelen AK Parti döneminde, 11 yılda 3 milyar ağaç için, her gün mütemadiyen 747 bin ağaç dikilmesi gerekiyor.

Hesap basit:
11 yıl X 365 = 4015 gün
3,000,000,000 ağaç / 4015 = 747,198 günlük ağaç dikimi, demek oluyor.
Bu faaliyet, 365 gün, her gün 12 saat (ki neredeyse imkansız) aralıksız devam etse bile,
747,198 / 12 = saatte 62,250 adet ağaç dikilmesi gerekiyor.
Böyle bir aktivite vardı da, biz mi görmedik acaba ??

Yani tamam ağacı seviyorsunuz da, bu kadar sevmeseniz de olur :). Bence oraya buraya ağaç ekmeden önce, Gezi Parkı’nda var olan ağaçları korumanın yolları araştırmalı ve Taksim civarını betondan kurtarıp yeşil bir alan haline nasıl getirebiliriz bu tartışılmalı. Tıpkı gelişmiş ülkelerde mesela NY’da Central Park, Boston’da Boston Commons vb. şehrin ortasında yeşil bir park ne harika olur ve İstanbul’a nede yakışır, değil mi? Bence tüm gelişmiş şehirlerimizde Ankara’dan başlayarak bu gelişim sağlanmalı ve ufak Gezi Parkları/ormanları şehir merkezlerinde oluşturulmalı. Başkentimiz Ankara’da doğru dürüst meydan yok, parklar ise kilometrelerce uzakta, malum askeri cunta zamanında insanlar toplanmasın diye, doğru dürüst meydan bırakılmamış, toplanmaya çalışan insanlar da mecbur Kızılay meydanında toplanmış (ki burası meydan filan değil) haliyle insan sayısı artınca da, taşıp yollara doğru ilerlemek durumunda kalmışlar. İnsan yoğunluğundan bu sefer trafik engellenince de, güvenlik güçleri vermişler gazı, suyu ve dayağı.

Gezi Parkı gibi ufak ormanlık alanlar, insanların rahatça toplanabileceği, gerekirse eylem yapabileceği meydanlar bence herhangi bir milletin ne kadar çağdaş ve demokratik olduğunun bir göstergesi. Bu tip yapılara doğru bir değişim ve gelişim, her açıdan ülkemizi daha yaşanır bir ülke, insanlarımızın tepkilerini açığa vurmalarını sağlayarak, onları da rahatlamış ve daha mutlu bireyler haline dönüştürecektir. Bence protestolar, eylemler gerekli durumlarda her zaman olmalı, insanlar koyun gibi güdülmemeli. Bu vatandaşlığın ve vatan sevgisinin de bir gereği. Halk her zaman tepkilerini dile getirmeli ve Demokrasi’nin içinde bilfiil yer almalı.

Kanımca, bu tip bir yapılaşma mentalitesi Gezi Parkı eylemlerinin en önemli pozitif çıkarımlarından biri olabilir.

 

Bu da nereden çıktı ?

yedirmeyiz

Dün itibariyle asılmış ama kimin tarafından verildiği belli olmayan, ancak pek te akıl ürünü olmayan bu afişleri görünce, resmen afalladım. Bunların, reklam panosu olduğunu düşünürsek, o zaman asıl olan amacın “Halk’a bir şeyi duyurmak” olması lazım. Bu bir promosyon olabilir, bir toplantı olabilir veya bir şey pazarlanıyor olabilir. Peki bu durumda Halk’a ne duyuruluyor? Burada, bence bir nevi Halk suçlanıyor! Benim anladığım şu:  Halk, yani biz (hepimiz) “Menderes’i astık, sonra Özal’ı zehirledik, şimdi de Başbakan’ın peşindeyiz”. Bu mudur yani ? Böyle bir tehdit var da, bizim mi haberimiz yok? Peki bunu neden yapacakmışlar veya kim yapacakmış ? Yine Halk mı ? Bu ne münasebetsiz bir ithamdır, anlamak mümkün değil !

Bu tip bir afişin ne içinde bulunduğumuz duruma, ne de Sn. Başbakan’a bir fayda sağlamayacağı muhakkak. Bu bence parası bol, aklı kıt ve yalakalık ile bir yere gelebileceğini sanan bazı kişi veya kişilerin işi gibi duruyor. Bunun gibi durumu daha da kışkırtıcı afişlere izin verilmemesi ve bunların da bir an önce kaldırılması her anlamda yerinde bir davranış olacaktır, keza bu tip keskin hareketler yarayı daha da kanatmaktan ve insanları daha da sinirlendirmekten başka hiç bir işe yaramaz. Buna da hiç gerek yok. Özellikle de şu günlerde !

Gezi Parkı 13. Gün fotografları. Yorumsuz.

gezi-parki1

gezi-park2

gezi-parki7

gezi-parki6

gezi-parki4