Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Archive for Eylül, 2013

Ankara Çayyolu’nda örnek güzellikte küçük ve şirin bir AVM

Bu alışveriş merkezi Ankara’da yeni bir hareketi başlatan bir yapı. Kapalı değil açık bir mekânda ve her tarafı güzel heykeller, havuzlar ve harika bitkiler ile süslenmiş örnek bir yer. Tesadüfen bulunmuşken sizlere de burasının resimlerini çekeyim istedim. Keşke tüm Alışveriş Merkezleri böylesine yatay, açık ve bu denli güzel olsa. Buradaki tek sorun havuzların içlerinin boş olması idi, ama o da heralde merkez tam anlamıyla açılmadığındandır diye düşünüyorum.

Hilmi Barlas ismi verilmiş,  diğer bir ismi de City Park Alışveriş Merkezi.

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-1

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-3

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-2

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-4

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-5

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-6

Çarşı Döner !

Geçenlerde Urfa’daydım. Burada kapalı çarşıda gezerken gördüğüm bir dönerci. Beşiktaş’ın Çarşı taraftar grubu’nun logosunu kendi logosu yapmış.Çok komik

carsi-taraftar-kulubu-donercisi

Trafikkggghhhhh …..!

ankara-armada-trafik
Yahu ne oldu bu Ankara’ya? Okulların açılmasından filan denildi ama okullar açılalı 10 gün oldu Hâlâ aynı trafik. Eskişehir yolunda bugün tam bir İstanbul trafiği vardı. Genellikle Armada civarında, Konya yolu birleşiminde trafik olur. Bu sefer neredeyse her yerde vardı. Acaba bir kaza filan mı var diye bakındım ama o da yoktu. Demekki kaza olsaymış, heralde arabayı bırakıp gitmek gerekecekti! Bestekâr sk.’tan ABD Konsolosluğunun bulunduğu köşeye tam 35 dakikada gelebildim. Burasının yürüme süresi 1-2 dk’yı geçmez. Genelde Bestekar/Kennedy kesişimi her zaman biraz yoğun olur ama bugün delirmiş gibiydi resmen ve insanlarda hâliyle sinir küpü vaziyette biribirlerini çiğniyorlardı. Bence sorunlardan biri de Tunus caddesininde bulunan servis durakları. Sabah saatinde servis üstüne servis ve bunlar koca otobüsler olunca bunların Tunus’tan Kennedy’ye ve oradan Atatürk bulvarına dönüşünde 1 şerite düşen yol her seferinde tüm trafiği tıkıyor ve bu da olan trafiği daha içinden çıkılmaz hale getiriyor.

Ankara’da bece bu sene extra bir trafik oluşmuş, bunu okullar açılınca daha fazla farkettim,. Artık dalga geçtiğimiz İstanbul trafiği yanında övündüğümüz bir ulaşımımız yok, orası kesin. Bir dahaki seneye bu trafik bizi kesinlikle çıkarmaz ve bu sene mutlaka bir şeyler yapılmalı. Okuduğum kadarı ile Ankara’da kişi başına düşen araba sayısı da tüm diğer illerden fazla imiş, tabii bu da bir etkendir, ama Dünya’nın en gelişmiş ülkerinde ve hatta insanın ve araçların en yoğun olduğu New York/Manhatton’da bile trafik sorun olmuyor da, bizde neden oluyor?

Bir de Eskişehir yoluna hız sınırı 70 km koymuşlar, şaka gibi. İnsanlar zaten şehir trafiğinden biran önce kurtulalım diyor ve tam rahatlayacakken bir daha bu mobese kameraları yüzünden yavaşlamak zorunda kalıyorlar ve burada da bu sefer ayrı bir trafik oluşuyor.

Sn. Yetkili insanlarımız, lütfen bu konuda ivedilikle bir çözüm üretilmesi lazım. Eğer bu metro planlandığı gibi zamanında bitmiş olsaydı sanırım bu trafik biraz daha çekilir hale gelirdi. Ama bu sefer onun da 29 Ekim’e yetişmeyeceği konuşulmaya başlandı. Tabii o da insanlara arabalarını sattırmaz heralde sadece bazı insanlar arabalarını kullanmayıp metroyu kullanırlar diye ümit ediyoruz. Ama metro da olsa bu trafik sorununa uzun vadede bir çözüm olacağını düşünmüyorum açıkçası, yollar yetmiyor. Yeni yollar, alternatif güzerâhlar, üst geçitler, alt geçitler ve buna benzer tüm çarelerin düşünülmesi ve çözümlenmesi lazım.

Tabii o yönetim ve zihniyet oluşuncaya kadar, Allah hepimize sabır versin.

Maç bileti almak isteyenler mutlaka okumalı

Geçen hafta GS’li birkaç arkadaşla birlikte Real Madrid maçına bilet aldık ve 6 kişi için, kişi başı 250 TL vererek internetten bulduğumuz bir kişi ile anlaştık. İnternette yazan ilandaki ibare kombine biletlerini o maç için bize kullandırmak isteyen birine ait imajı veriyordu. Biz “tamam” deyince, arkadaş bizden 500 TL kapora istedi biz de arkadaşlarımızdan birinin İstanbul’da bulunan şubesi aracılığı ile parayı alabileceği şekilde onu yönlendirdik. Adama güvenmediğimiz için de hem resmini çektirdik, hem de TC kimliğinin fotokopisini aldık. İyiki de almışız. Okuyama devam ederseniz nedenini anlayacaksınız.
Adam gelip kapora’yı aldı ama ertesi gün bizi tekrar arayarak “acil bir olay olduğunu ve 500 TL’yi daha ona verebilirsek, “1 kişinin ücretini bizden almayacağını” belirtti. Biz bu arada ısrarla kombine’lerin kopyasını istemeye devam ettik ama her seferinde bir mazeret uydurdu. Neyse adama ikinci 500TL’yi de verdik ve neticede bizim sadece 250 TL borcumuz kalmıştı. Maç günü geldi çattı ve tüm ekibi toplayıp Ankara’dan yola çıktık, yoğun trafiğe rağmen 6 saat gibi bir sürede de stada ulaştık. Adam bizi yoldayken defalarca aradı saat 7:00 de orada olmamız için bizi streslemeyi de ihmâl etmedi! Halbuki maç 9:45’teydi. Bunun da bir taktik olduğunu sonrasında anlayacağız. Neyse oraya gittiğimizde bizi karşıladı ve bizden 500 TL daha istedi. Biz “250 TL kalmıştı” dedik ve haliyle de tedariksiz olabilirdik, ama o bizim yanlış anladığımızı bir başka maç için (mesela Juventus maçı için) bir kişiyi bedava sokacağını filan söyledi. Tabii önceden 1000 TL verdiğimiz için mecburen diğer 500 TL yi de kuzu kuzu verdik artık, keza Ankara’dan sırf bunun için gelmiştik. Adam “Ben ısrar edince, “abi sen merak etme maç arasında ben gelip sana 250TL’ni vereceğim” dedi ama, tabii onun da yalan olduğunu çok geçmeden anladık. Peki “parayı verdik, kombineleri ver” dedik, adam “ben sizi içeri sokacağım ve görevli arkadaş sizi yerinize oturtacak, merak etmeyin” dedi. Biz de beklemeye koyulduk, keza başka seçeneğiniz de yoktu. Saat 7:30 gibi orada ayarladığı beyaz gömlek giymiş bir stad görevlisi ile konuşarak belirlenmiş bir kapıdan bizi stadın içine soktu ama tabii ilanda bahsettiği yere değil. En üstteki dandik bir tribüne ve adam da bizi bir yere oturtmak dursun birden “tuvalete bir uğrayayım abi” dedi ve sonrasında da sırra kadem bastı. Biz tabii çaresiz boş bulduğumuz bir yere oturduk ki erken geldiğimizden bir çok yer boştu. Ama tabii çok geçmeden kombine sahibleri bir bir gelmeye başladı ve her seferinde doğal olarak bizi kaldırdılar. Sonra bir başka boş yere geçtik, sonra bir başka, bir başka… derken sonuçta ayakta kaldık ve tüm maçı da ayakta seyrettik iyimi ?
O kadar para ver, bir ton yalan ve üç kağıtçılık sonucunda orada itilmiş bir pozisyona düş, neticesinde de 2 saat ayakta stadı görmek için çabala!!. Adamın bizi neden erken soktuğunu da böylece anlamış olduk, bu arada. Erken girince bir yere oturuyorsunuz ve en azından bir koltuğum var diye düşünüyorsunuz ve sinirlenip aşağı inmiyorsunuz. Ama sonrasında maç saati yaklaştıkça gerçek ortaya çıkıyor, ama o zamanda çok geç oluyor, maçı bırakıp adamın peşine de düşemiyorsunuz ve zaten onu bulabilmeniz de koca sahada neredeyse imkansız. Sinirimden maçı nasıl seyrettiğimi hatırlamıyorum, onu söylemeleden geçemeyeceğim, bir de üstüne 6 tane yedik o da cabası tabii…
Galatasaray için GS resmi satış noktaları harici maç bileti alamayı planlayan insanlarımıza tavsiyelerim
1. Biletin parasını vermeden mutlaka bileti alın, ve bileti doğru maç için, doğru yer vb. konularda kontrol edin. Keza sonra parayı verince dönüşü olmuyor.
2. Eğer bir şekilde bileti alamadıysanız ve İstanbul dışındaysanız, biletin veya kombine’nin bir kopyasını mutlaka size iletmesini söyleyin, aksi takdirde para vermeyin. Keza bu adamların bileti filan yok. Orada tanıdık güvenlik ile ortaklaşa aldıkları parayı kırışıyorlar. O nedenle bileti gösteremiyeceklerdir.
3. Oraya gittiğinizde paranın geri kalanını vermeden mutlaka bileti veya kombineyi elinize vermesini isteyin.
4. Bir de olaydan bağımsız ama, ek bilgi :  yanınıza mümkün olduğu kadar 5 TL alın keza oraya bozuk para sokmak yasak ve susayınca mecburen tanesi 2TL gibi fahişt bir fiyat olan bardak sulardan 2 tane alıp 1 TL yi de adam size bozuk olarak geri veremeyeğinden hediye ediyorsunuz.
Buradan fotografını çektiğim Adıyamanlı insan olduğunu sanan ama karaborsacı bile olmayan arkadaşı ifşa etmek istiyorum. Bu çocuk yalancı ve dolandırıcıdır. Polise de bu adam hakkında suç duyurusu yaptım. İsmi ERDAL ÖNER. TC Kimlik Nosu: 11062461944. Resmi aşağıda :
dolandirici-bilet-karaborsa-erdal-oner
Bizim gibi oraya çeşitli fiyatlarla hatta bedava bile giren (tinerci, boyacı vb.) kişiler vardı o maçta ve herkes ayaktaydı. Zavallı kombine bilet sahipleri, bizim yüzümüzden onlar da kendi koltuklarında rahatça oturamadılar, onlara da üzüldüm. Bu olaya acilen Galatasaray yönetiminin bir çare üretmesi gerekiyor. Oradaki beyaz gömlekli güvenlikler özellikle inanılmaz bir dolandırıcılık tezgahı kurmuşlar ve internet üzerinden de bunu gayet güzel işletiyorlar. Üstelik stada arka kapılardan birinden girerken burada nöbet tutan polislerin arasından filan geçtik, onlar da olaya seyirci kaldılar. Biri de “bunların biletleri nerede?”, sorusunu bile sormadı ve stattan içeri bu beyaz üniformalı adamın arkasına takılarak girdik. Orada beklerken gördüğümüz diğer mizansen ise çok daha korkunçtu. Stadın yanında 3 tane genç yanlarında polis yelekleri getirmişler, poşetten çıkardılar ve bunları giyerek böylece içeri girdiler. Bu direkt olarak suç değilmi yahu? Allah’tan bize böyle bir şey önermediler, keza kesinlikle karşı çıkardım. Zaten adam orada “tüm paramızı geri ver, girmiyoruz” dedim ama adamda para ne gezer orada ya kavga edeceksiniz (ki bu şekilde de hem paranız gidecek, hem canınız yanabilir, hem de maç güme gidecek) bu endişelerle bir şey yapamıyorsunuz bu adamlara. Bir de bu insanlar Galatasaraylıyım diye geçiniyorlar. Bir takım tuttuklarını bile sanmıyorum.
Buradan tüm GS bileti almak isteyenleri uyarıyorum.
• Lütfen güvenilir kaynaklardan bilet alın ve mümkünse de zamanında kombine bilet alın, rahat rahat maçınızı izleyin.
• Sn. GS yetkilileri: Kombine bilet satın alan insanlar, eğer maçlara bedava giren veya bu karaborsacılar aracılığı ile paralarını kaptırıp girenler yüzünden maçı huzurla seyredemiyorlar. Çünkü bu ayaktakiler maç görüşlerini engelliyor ve devamlı hareket halinde insanın konsantrasyonunu feci şekilde bozuyorlar. Bu da uzun vadede onların kombine bilet alma isteklerini azaltacaktır ister istemez ve sonuçta GS’nin kazancı ve itibarı da ciddi ölçüde yıpranacaktır. Ayrıca lütfen güvenlik elemanlarını doğru ve dürüst insanlardan seçin, sivil ekipler bu tip olayları izlesin ve bilet/kombine sorsun. Ve en önemlisi, stadın kenarında da görevliler bilet veya kombine sorsunlar özellikle de şüpheli gördükleri kişilere ve stadın içinde de ayakta duran kişileri stad dışına çıkarsınlar mutlaka.
Biz tabii bu olaydan ağzımızın payını aldık ve Ankara’ya döndük. Dileğimiz bizden sonra başka vatandaşlarımızın bu kumpasa düşmemesidir, keza bu şekilde maç seyretmektense evde seyretmek çok daha keyifli ve dürüst bir davranış olacaktır.

Hiç boş yere rahatınızı bozmayın derim ben.

Yol kapalı bezi !

ankara-yol-kapali-isareti

Geçenlerde yolda gördüğüm ve yolun kapalı olduğunu belirtmek için yapılan uygulamanın ilkelliğini sizinle paylaşmak istedim. Buradaki tabelayı daha önceden kullanılmış bir afişi birkaç yerinden dikip siyaha boyayarak elde ettikleri siyah bir bezle kapatarak, “yol kapalı” demeye getirmişler. Tabelanın arkadan 5-10 vidasını söküp tekrar takmak yerine üzerini kapatırız diye düşünülmüş diye tahmin ediyorum. Belki pratik bir çözüm ama çok kötü bir görüntü. Üstelik bu bezler zamanla, rüzgarla yerinden çıkıp sallanıyor ve  rüzgârın etkisi ile bir aracın üstüne düşmesi de gayet olası ve bu da trafik kazasına yol açabilir. Zaten görüntüsü bile iç karartıcı, bari adam siyah yerine beyaz filan kullanır! Benim tahminim “kir tutmaz diye siyah tercih edilmiş”, belki de bu afişlerin üzerindeki yazıları siyah en iyi kapatır diye düşünülmüştür. Hangi zihni sinir hareketi onu bilemiyorum ama sonuçta kötü olmuş. Yurtdışında defalarca bulundum ama İran’da bile böylesine rastlamadım. Orada bu siyah dayatmasını kadınlara yapıyorlar! Size aynı olayın Amerika örneğini buldum. Aradaki fark çarpıcı. Aşağıda

amerika-yol-kapali-isareti-road-closedNeticede ikiside aynı işlevi gören iki işaret. Birinde dikkat çekici turuncu üzerine siyah yazı ve gayet ufak bir magnet ile kapalı “closed” yazılmış. Diğerinde ise tüm tabelayı kaplayan siyah bir bez ve hiç bir ibare yok.

Aradaki fark ile mentalite konusunda bir fikriniz oluşmuştur sanırım !

Ankara Dilenci portreleri – Tunus/Kennedy caddesi kesişimi

Bu arkadaş sapasağlam, ama bypass oldum, hastayım filan gibi şeyler söyleyerek duygu sömürüsü yapıyor.

ankara-dilecileri-kennedy-tunus-caddesi

Ankara’nın en modern ve güzel camisi

ankaranin-en-guzel-camisi

Tehlikeli demir bariyer-Eskişehir Yolu

Bu bariyerleri tam 3 gün evvel gördüm ve neredeyse çarpıyordum. Hatta aniden soldan sağ şerite doğru direksiyonu kırdım ve o sırada yanımdaki diğer araba ile neredeyse sürtüşecektik ve hatta arabada tek başıma olmama rağmen yüksek sesle “Yuh” diye bağırmışım, istemsiz olarak. Bugün yine oradan geçtim ve o bölgeye gelince yavaşladım, bunun tamir edilip edilmediğini merak etmiştim ve tahmin ettiğim gibi tamir edilmemişti. Arabamı parkettim ve çok yoğun olan bu yoldan karşıya bin bir güçlük ile geçerek bu bariyeri inceledim. Tahminim karşı yönden gelen bir araç buna çarpmış ve bu nedenle bariyer diğer tarafa doğru burun yapmış. Peki madem böyle bir durum olmuş, neden Belediye veya Karayolları veya bununla ilgili hangi kuruluş ise, bu bariyerin tamirini yapmamış acaba? Ya da buraya mutlaka bir Trafik polisi gelmiştir. Bu adam da bu tehlikeyi görmemiş mi? Aradan benim deneyimlediğim 3-4 gün geçti. Belki benden önce de burası eğri duruyordu ve bu kadar süredir tehlike devam ediyor.

Bunun şakası yok Sn. ilgililer, lütfen bu bariyeri bir an önce düzeltelim. Düzeltilmiyorsa da yenisi ile değiştirelim lütfen. Buradan uyarıyoruz, üstelik bu bariyer tam sol şeritte ve insanlar bu şeritte oldukça hızlı gidiyor. Yani bir insanımızın canının yanması an meselesi bence.

Lokasyon: Gordion Alışveriş Merkezinin yanındaki üst geçit yolu. Sizin için resmini de çektim aşağıda bulabilirsiniz.

tehlikeli-sol-serit-gordion

Armada (dar)Boğazı

armada-karsisi-insaat-duragi

Ankara’da yaşayanlar mutlaka eskiden Ankara’nın ikonlarından! olan “Mavi Kafes”i bilirler, keza Ankara’nın ucubeleri arasında başı çeken bir yapıt idi. Zamanında “Expo Center” olacak vb. dedikodular çıkmıştı ama hiç bir şey olamadı, çünkü yanlış planlanmıştı ve zaten dar olan Eskişehir yolu’nu daha da daraltıyordu üstelik yola da çok yakın yapılmıştı.

Mavi Kafes yıllarca öylesine durduktan sonra, en sonunda bir kaç ay evvel sökülmesine karar verildi, üstteki resimde kafes’ten kalan Peri Bacaları’nı andıran büyük ve uzun beton kolonları görebilirsiniz. Şu aralar onların da kırımını yapmaya çalışıyorlar, o iş ne zaman biter orası meçhul keza tüm herşeyi elle yapıyorlar. Bu iş devam ederken de tabii, düşünülmeden yapılan bu yapı nedeniyle Armada’nın tam karşısındaki dönüş trafiği, okulların açıldığı bu günlerde, yine tam anlamıyla zıvanadan çıkmış durumda. Zaten burada bulunan üst geçide baktığınızda aradaki genişlik farkını bariz görüyorsunuz. Üst geçitin 3/2 si yolun diğer tarafında(yarısı olması gerekirken), 1/3’ü ise dönüş tarafında. Bu trafiğe bir de keşmekeşin içinde durmaya çalışan otobüs ve minibüsler eklenince, koca Ekişehir yolu dönüş trafiği bir şeritten akıyor aslında! Tabiri caizse “her gün yol çalışması” temalı tuhaf ve acıklı bir tiyatro yaşanıyor burada.

Bu zulümun bir an önce son bulmasını yetkililerden rica ediyoruz. Ankara’da deniz yok, neden boğaz trafiği çekiyoruz ki? Ama tabii, “Yanlış hesap Bağdat’tan döner” deyiminde olduğu gibi, heralde iş Bağdat’a gitti savaş filan, anca geldi ki 🙂 10 yılda bir yıkım kararı çıkabildi. Eh buna da şükür.