Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Archive for Nisan, 2014

Eskişehir yolu, Armada Darboğazı’na kolay çözüm

Daha önce Armada dar boğazı isimli yazımızda da belirttiğim gibi Armada Alışveriş Merkezi’nin tam karşısında, eski Ankara ikonu “mavi kafes” in hemen önündeki yol tam bir darboğaz durumunda. Burası ODTÜ yolu’nun açılması ile biraz rahatlar diye umuyordum ama ne yazık ki burası ile arasında çok uzaklık olduğu için ve Armada’nın karşısında absürt bir yerde duran otobüs durağı nedeniyle bu darboğaz hâlâ aynı kıvamda. Aslında buraya bir cep yapıldı. Burasının otobüs ve minibüsler için yapıldığını zannetmiştik ama durağın yeri değişmedi . Şu an bu alanda sadece ticari taksileri görebiliyoruz. Cebin resmini aşağıda görebilirsiniz.

armadakarsisina-yapilancep

Burada bir durak olmadığı için ve insanların da durak olan yerden binmeleri gerektiğinden, otobüsler ve minibüsler zaten dar olan yolun bu tarafını, bir de duraklayarak daha da dar hale getiriyorlar. Aşağıda, ilk resimde duraklayan otobüs,minibüs vb. taşıtlar yüzünden oluşan trafik ve sonrasında şu andaki durağın tuhaf yeri :

armada-darbogazi-otobüsduragi

armadaotobusduragi

Bu durağın ivedilikle bu yeni yapılan cebe alınması hem trafiği rahatlatacak, hem de burada bekleyen insanların stresini azaltacaktır, keza şu andaki yerinde durak görüldüğü gibi iki tali yolun ortasında bir adada bulunuyor. Bu ufak adaya dolup taşan ve beklemeye çalışan insanlar aynı zamanda ezilme tehlikesi ile de karşı karşıya, o da cabası.

Büyükşehir tarafından bu konuya ivedilikle bir çözüm istiyoruz.

Ankara Samsung Servisleri maceram!

samsung-services-nothanks-turkey-ankara
Samsung Galaxy S3 telefonum vardı, doğum günümde gelmişti ve bu telefonu 1 yıl kadar problemsiz kullandım. Alışması biraz zor oldu, keza telefonu kullanmak biraz komplikeydi, ama alıştım birkaç ay içinde! Malum Andrioid telefonlar Iphone’lara göre biraz yavaş ve bir süre sonra da saçma sapan hareketler yapmaya başlıyorlar. Kullananlar biliyorlardır, ne demek istediğimi…

Bahsettiğim telefonda bir gün arkadaşımla konuşurken telefon hattı durduk yere kesilmeye başladı ve sonrasında da bunu zaman zaman tekrarlamaya devam etti. Bunu her konuşmamda yapmıyordu, düzensiz aralıklarla olan bir durumdu, “her 5 konuşmada 1 defa” gibi bir sıklıkla diyebiliriz. Servis’e götürdüm “telefon çalışıyor, bir şey yok” diye geri iade ettiler, cihazı formatlamışlar, tüm iletişim bilgilerimi kaybettim ama telefonum yapıldı en azından diye sevinmiştim ki, ikinci gün aynı problem bir kez daha tekrarladı, ve yine… ve yine…Tekrar tekrar servisin yolunu tuttum (bu arada her gittiğinizde orada en az yarım saat bekliyorsunuz, bunu da belirtmeliyim). Bu sefer yine “birşey yok” şeklinde tutanağa not düşüp ve yine formatlayıp son girdiğim bir kaç telefonu da silip, bana geri verdiler telefonumu. Belki bu sefer düzelmiştir diye umud ederken arama yapmaya çalıştım, birden “park yapılmaz” levhasına benzeyen bir ikon belirdi ve “hat yok” şeklinde bir ibare çıkmaya başladı. Aramaya çalışıyorsunuz aramıyor. 5-6. denemede eğer şanslıysanız ve konuşmanız sırasında hat kesilmezse konuşabiliyorsunuz! Tabii bu dayanılmaz bir hâl alınca, çaresiz telefonu tekrar servise götürdüm ama bu sefer Necatibey caddesinde bulunan Samsung Servisine. Burası oldukça yoğun, 1 saat sıramın gelmesini bekledim ve sonunda telofunum vermek üzere bankodaydım. Bu sefer de, burada çalışan bayan son derece lakayıt bir şekilde davranıyordu, garip ve gereksiz sorular soruyordu, dayanamadım biraz yüksek bir sesle “bu benim aynı telefon için 5. gelişim, bu sefer de yine formatlayıp bana geri vermeyin” dedim. Kadın da altta kalır mı… Bana bir atar yaptı ve gıcık kaptı ki, süründürdü beni resmen! Yok şunun orjinali lazım, yok burada hiç kaydınız yok, şu da lazım bu da lazım diye 1.5 saat daraldım burada. Sonunda telefonu 5. kez teslim ettim ve birkaç gün sonra telefonu tekrar geri aldım. Bu sefer de “telefon çalışıyor, bir problem bulunamadı” yazıyordu, tutanakta! Bu süreç tam 6 ay devam etti ve toplam 9 kez Ankara’daki tüm servislere gittim. Bu arada Ankara’da sadece 4 servis olduğunu öğrendim ve bunların tamamında bir servis nezâketi problemi var bunu da bizzat deneyimledim. Ayrıca çalışanlar hem ilgisiz, hem de bilgisiz. Kötü tarafı telefonu alırken şirket adına aldığım için tüketici haklarına yani “hakem heyetine” de başvuru yapamıyordum. Onları aradığımda, “biz sadece kişisel başvurulara bakıyoruz, sizin telefonunuz şirket adına olduğu için mahkemeye vermeniz gerekir” dediler.

Neticede, telefonum Ankara’daki tüm servisleri, bazılarına birden fazla kez dolaştı durdu, ama sonuç kocaman bir sıfırdı. Turkcell kullanıyordum, ondan çekmiyor olabilir dediler, Vodafone’a geçtim ama yine durum aynıydı. Bir de üstüne Turkcell’e bir dolu “anlaşmayı bozma parası” ödedim. Bunun yanında bağlantı yapılamadığı durumlarda 5-6 kez aynı telefonu aramak zorunda kaldığım için de 1 telefon ücretim, 6 telefon ücreti olarak katladı ve dehşet telefon faturaları ödedim. O da cabası!

2 yıl garantisi olan ve 1 yıl kullandığım, Samsung Galaxy S3 sayesinde hem 6 ay telefonsuz kaldım, hem de bir yığın maddi zararım oldu. Bu olanları şikayet etmek için Güney Kore’deki Samsung’un merkezine bile yazdım ancak firma dandik olunca oradan da hiç bir cevap gelmeyeceği aşikardı, nitekim öyle de oldu. Şaşırmadım! İstanbul merkezleri ile de bir kaç kez konuştum, ama burada bulunan müşteri temsilcileri de yine ilgilisiz ve bilgisizdiler, sadece biraz daha naziklerdi. “Tamam efendim”, “Hallederiz efendim” diyorlar. “Biz Ankara servisimize bilgi vereceğiz”, “süreci takip edeceğiz” diyorlar. Tamamen yalan. Dünya’dan haberleri yok.

Sonuçta, Samsung ile tüm bağlarımı kestim. Şu an sadece konuşulabilen ve akıllı olmayan bir telefonla, hem 1 hafta şarj derdi olmadan konuşabiliyorum, hem de konuşmalarım kesintisiz ve net. Bazen teknoloji adamın başına bela olabiliyor. Benim durumuma sizin de düşmemeniz dileğiyle… Özellikle de Ankara’da.

Ankara’da yeni hız sınırı 82 km.

Ankarada-hiz-siniri-82-90-km-tabeleasi-belediye-iscileri

Ankara’nın artık yeni bir hız sınırımız var. Dikkat ettiniz mi bilmem ama yollarda artık üstteki gibi yeni tabelalar eklendi ve otomobiller için hız sınırını 82km olarak arttırıldı. Eski hız sınırı 70’ti, ama tabii kimse örneğin Eskişehir yolu’nda 70 ile gitmiyordu. Sadece mobese kameralarının olduğu noktada 70 civarına düşüyor sonra 110-120 km minimum hızla basıyorlardı  gaza! Bu karar ile getirilen 82 km hız sınırı aslında yine çok düşük ama en azından kamera noktalarındaki yavaşlama 12 km daha az olacağından o bölgelerdeki trafik biraz daha rahat seyredecektir.

Daha önceki birkaç yazımda da belirttiğim gibi, bu devirde ana yollarda, çoğu yeni arabalar kullanan Ankara’da hız sınırı 120km civarında olmalı bence. Burada aslında hız sınırı koymak ile vatandaşları yavaşlatmış olmuyorsunuz, insanlar zaten çok daha hızlı gidiyorlar. Yani “hız felâkettir” mentalitesi hız sınırı tabelası koymakla önlenmez aslında, bu bir eğitim meselesidir. Ama nedendir bilinmez biz ceza yöntemini seçiyoruz. Hem ana yollarda asıl yavaş giden insan kaza yaptırır ve bu nedenle gelişmiş ülkelerde bir alt sınır da vardır ve o sınırın altında bir hızla kullanmakta yasaklanmıştır.

Eskişehir yolunda 70 km hız sınırı zaten başından yanlış bir karar. Bence burada amaçlanan ”insanlara nasıl ceza yazarız ?” mentalitesi ile Trafik Vakfı’na aktarılan paralar. İnternet’te yayılan bir dedikoduya göre de bu paralar Trafik Vakfı paravanlığında makarna, kömür vb. erzak olarak, vatandaşa belediye yardımı adı altında veriliyormuş. Yani bir nevi zenginden (tabii her arabası olanın zengin olduğu varsayımı ile) çeşitli taktiklere para söğüşleyip, belediye hizmeti adı aldında, belediye logolu ambalajlarla fakire yardım yapılıyormuş. Tabii o zamanda bu yardım senaryosunda krediyi ve sonucunda seçim zamanı da oyları kazanan Büyükşehir Belediyesi ve dolayisiyle onun partisi oluyor. Güzel taktikmiş tabii, eğer doğruysa!

Ne diyeyim artık ben buna, “Durmak yok, gaza basmaya devam!”.