Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Archive for Ağustos, 2014

Neden Google’a mahkûmuz?

arama-motorlari-turkiye-turkish-search

Geçenlerde ülkemizin arama motoru tercihleri ile ilgili bir rapor elime geçti ve bu bilgilere göre Dünya çapında neredeyse en fazla Google arama motoru kullanım yüzdesi bizde. Rakamlar doğruysa, %100’e yakın bir oranda Google’ı arama motoru olarak kullanıyoruz ülke çapında. Diğer ülkelerde bu oranlar %70-%80 veya daha az çıkarken bizim bu Google hayranlığımız nedendir, bunun bir araştırılması lazım bence. Bildiğiniz ve her gün gördüğünüz gibi Google arama sonuçlarında hem sağ kolonda hem üstte, hem de altta reklam alarak ve bunları da normal arama sonuçlarına benzeterek aslında bize öncelikli olarak Google’a para veren kişileri gösteren bir arama motoru. Yani siz burada yeni açılmış olan bir şirketi sanki eskiymiş gibi en üstte görebiliyor ve Google’da olduğu için ona güvenip burası ile iş yapıyorsunuz! Üst alanda “Reklam” diye bir ibare çıkıyor ama çoğu insanımız bunu görmüyor bile keza tüm işlerine gelmeyecek hususlar özellikle açık renklerle ve gözden kaçabilecek noktalara yazılmış durumda. Google belki eskiden iyiydi ancak reklamların oranını her yıl artırarak kârlılığı da arttırmak istedikçe (keza buna mecbur) yıllar geçtikçe bu reklamlar da zıvanadan çıkmaya başladı. Şirketin hissedarları ancak kârlılık büyüdüğü zaman para kazanacakları için Google’ın da daha fazla reklam bazlı olması ileriki yıllar için de kaçınılmazdır, bunun da altını çizmeliyiz.

Türkiye pazarına bir kaç yıldır girmeye gayret eden Rus bazlı arama motoru “Yandex” ise arama hacmi fazla olmadığından reklam talebi de alamıyor ve reklamları da neredeyse yok gibi bir şey, ayrıca bence sonuçları da gayet sağlıklı. Ben son 1 yıldır bu arama motorunu kullanıyorum ve gayet memnunum. Arama motoru seçenekleri arasında Bing veya Yahoo bile düşünülebilir aslında. Yine Amerika kaynaklı bu iki arama motoru da doğru sonuçlar veriyor ve bunlar da yine Google kadar reklamla kirletilmemiş durumda. Biz Google’a para yatırdıkça ne yazık ki bir Türk arama motoru’muz olmadığı için Amerika’ya para kazandırmaya devam ediyoruz. Çin,japonya veya Rusya’nın bile kendi arama motorları varken ve üstelik bunlar kendi ülkelerinde Google’dan daha fazla arama hacmine sahip olabilmişken, ne yazıktır ki bu kadar Türk girişimci insan ve genç nüfusun bulunduğu ülkemiz hâlâ bunu gerçekleştiremiyor. Buna bence devlet gücünün eklenmesi gerekir keza bu olay için geç kalındığından büyük arama motorları çok yol katettiler ve pazar ellerinde. Bu bence bir uydu yapmaktan daha önemlidir. Devletin bir Türk web tarayıcı projesini 100% desteklemesi, reklam yapması hatta bazı yerlerde zorunlu kılması ile  ileriki nesiller için çok daha güvenli ve bize özgü arama sonuçlarını çıkaran bir arama motoru oluşturulabilir.

İlk aşama olarak ta Google’ın kurduğu monopol durum giderilmeli ve seviyeleri tüm Dünya ile aynı düzeye yanı %70-80’lere veya daha az düzeylere getirilmelidir tabii. Benim Yandex tercihimin de en büyük sebebi bu aslında, Rus asıllı olmasına rağmen en azından Türkiye’ye özgü unsurlar içeriyorlar ve bir şekilde Türk olmaya çalışıyorlar. Google ise Türkçe domainlere bile bir öncelik tanımıyor. Ülkemizde hâlâ insanlar “.com” veya “.net” gibi Amerikan domainleri kullanıyor  keza bunlar aramalarda öncelikli olarak yer buluyor. En büyük Amerika! olduğu için tabii Amerikan domainleri de hep önde geliyor. Türkçe karakter içeren domainler çıkalı yıllar olmasına rağmen hiç arama sonuçlarında bunları görebildiniz mi? Onu bırakın gmail’de bile Türkçe karekter ile bir email alamıyorsunuz Mecuburen, “tıp”, “tip”..”kıl” “kil”.. oluyor. Başbakanlığın sitesi bile “Basbakanlik” diye yazılıyor artık ondan pay biçin. Peki madem “Gmail” ve Google bu kadar Pazar payına sahip neden ülkemize özgü birşeyler yapmıyor? Neden örneğin, çağrı@gmail.com adresi yerine cagri@gmail.com adresi almak durumunda ve ingilizce karekterleri kullanmak zorundayız? Çinliler, Japonlar, Ruslar keni özel karekterleri ile email alabilrken neden biz yapamıyoruz? Dünya’nın en zengin şirketlerden biri olan ve bu kadar değer verdiğimiz “Yüce!” Google, neden bu kadar sadık olan bir topluma böyle bir güzellik yapmıyor? Aslınca Cevap basit. Çünkü “Buna gerek yok!”.. Zaten 100%’e yakın bir kullanım payına sahiplerken neden bunun için ek çaba ve para harcasınlar ki?

Ülkemizde de bir arama motoru’nun artık oluşturulması, Türkçe’ye özgü olan harflerimizle alınan domainlerin ve emaillerin çalışması ve bunların ön planda olduğu arama sonuçlarının öncelikli olmasının zamanı sizce de gelmedi mi? Neden hâlâ internette de Amerikan buyruğu altındayız ki? Üstelik bu insanlar Türk insanına gereken değeri ve önceliği göstermezken neden hâlâ bunları tercih ediyoruz gerçekten anlamak zor. Düşünün ki, Amerika karşıtı bir durum olsa ve bu haklı bir şey olsa bile Google eğer bu tip yazıları ön plana çıkarmaz ve Amerika sempatizanı yazarları arama sonuçlarında ön plana çıkarırsa o zaman sizce biz tarafsız bir araştırma yaparak, kendi kararımızı verilebilir miyiz? Ya da Amerikan ürünleri  ve malları daima önde çıkarsa Türk malı olan ürünlerin satılma şansı sizce ne kadardır? Bence artık uyanmalı, Google’ın monopolüne bir son vermeli, arama motoru tercihimizi Google haricinde başka birine ayarlayarak bunu hemen hayata geçirmeliyiz. Aksi takdirde “Yüce! Google Ne derse O” durumundayız.

Not: Yazımızda Google’ı eleştirdik diye bu sayfanın arama sonuçlarında çıkmama ihtimâli de var ama yine de arama motorlarının Tayyip’i, Google’ı eleştirmek bağımsız düşünceye olan saygımızdan dolayı, görevimiz diye düşünüyorum.

Ankara’da Fuhuş Sokakta

Hatırlarsınız, Sn. Melih Gökçek’in ilk seçildiği yıllarda yaptığı icraatlerden biri de Bentderesi semtinde bulunan genelevi kapatmak olmuştu. Hatta bu olay basında da işlenmişti. O zaman da öngörülü insanlarımız ve çeşitli bilim adamları bunun toplumda başka noktalardan patlak vereceğini söylemişlerdi, bunları gazetelerden okumuştuk. Tabii bunun üzerinden yıllar geçti. Geçen süreç içinde ise çocuk istismarları arttı, tecavüzler arttı, sokakta travestiler oluştu (artık sokak fuhuşu kadınlardan bunlara kaydı), masaj salonu sektörü patladı, telefon ve internetten siparişler bile var, hatta öyle ki geçen gün çoluk çocuk ve ailelerin yürüdüğü Tunalı kaldırımlarında gördüğüm reklamlarını bile artık rahatça yapabiliyorlar. Fuhuş alenen piyasada anlayacağınız !

Tabii burada Belediye Başkanı’nı suçluyor gibi olmak istemem keza o zamandan bu zamana toplum da değişti ve değerlerimiz de seyreldi orası da bir gerçek. Ama yine de Ankara’nın ailelerin yaşamadığı bir noktasında,  örneğin Amsterdam’da bulunan “Red Light District” gibi bir ortam yaratılabilir bu hem turistik amaçlı kullanılabilir, hem de en azından bu tip hastalıklar biraz olsun kontrol altında tutulabilirdi diye düşünüyorum. Keza şu anda ortalıkta dolaşan fuhuşun ne önü alınabiliyor ne de bir sağlık kontrolü var. Şu anda bile bir AIDS’li vatandaş kim bilir kaç kişiye bu hastalığı serbestçe bulaştırabilir durumda sokaklarda geziyor olabilir. Bence, internet yasakları ile bu tip sex içerikli sitelere erişim toptan kaldırılmalı, gençlerimiz rahatça porno seyretmeli ve mektebe! de gidebilmeliler. Aksi takdirde işin sonunda ya bu tip “azgın teke sendromu” çeken insanlardan korunmak için kadınlar türbana bürünmek zorunda kalacaklar ya da tacizler ile hayatlarından bezip başka bir ülkeye taşınacaklar. Tabii biz de sonucunda daha çok erkeklerden oluşan, daha fazla travestili ve daha fazla dinci görünen, UCUBE bir toplum olacağız. Biraz ütopik gelebilir ama bir zamanlar olmaz dediğimiz bir çok şey “Hayaldi, gerçek oldu !”

tunali-bestekar-fuhuş-reklam-travesti-1 tunali-bestekar-fuhuş-reklam-travesti2

Bir Çankaya Belediyesi ve Ankara klasiği

Zamanında toplanmayan çöpler ve atıklar.

Tunus Caddesi‘nde tam da üniversite otobüslerinin durduğu noktada bir cam şişe toplama konteynırı var. Bunun yanından ne zaman geçtiysem hep ağzına kadar dolu bir durumda görüyorum. Vatandaşlarımız aslında buna duyarlılık gösteriyor ama Çankaya Belediyesi buraya neredeyse hiç uğramıyor heralde ki durum her daim aynı. Ağzına kadar dolu konteynırlar ve çöp kovaları. Hem çirkin görüntü, hem de duyarlı davranıp plastikleri ayrıştırmaya özen gösteren insanlarımız ve üniversiteli gençlerimize hiç te güzel bir mesaj vermiyor 🙁

cam-sise-copu-konteynir

Cumhurbaşkanlığı Seçimi 2014

cumhurbaskanligi-2014-adaylarin-resimleri

Yine bir seçim kapıda ve bu sefer de Cumhurbaşkanı’nı seçmek için sandığa gideceğiz. Bu seçim sürecinde de, sürekli olarak sosyal medya, email, sms ve mitingler ile adaylar kendilerini anlatmaya ve bizi bir şekilde kendilerine çekmeye çalışıyorlar. Geçenlerde dayımın cep telefonuna gelen bir sms mesajını okudum ve irkildim. Nereden bulmuşlarsa bir yerden onun telefonunu ele geçirmişler ve Sn. Tayyip Erdoğan’ın geçenlerde yapılan Ankara mitingi için davet ediyorlar. Mesaj aynen şöyle

Arkadaş;Bugün Saat 18:00’de Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Tayyip Erdoğan’ın mitingine Maltepe’ye gel. İki elin kanda olsa yine gel. Herşeyi bırak mutlaka gel. 90 senedir böyle LİDER gelmedi Bugün var. Bu nimetin kıymetini bilmezsek elimizden alırlar. Yüreğinde ateş yoksa hemen tutuştur ve yak. Bu ateşle Maltepe’ye gel. Gelmezsen yüzyılın pişmanlığını yaşarsın.

Ben burada “90 senedir böyle lider gelmedi” sözüne takıldım. Cumhuriyet’in 90.yılını 29 Ekim 2014’te kutlayacağız ve Cumhuriyet’in ilanı sırasında Atatürk sağdı, bu liderler içine Atatürk bile dahil herhalde diye düşündüm. Yani şimdiye kadar gelmiş geçmiş Cumhuriyetimiz’de bir tane bile lider çıkaramamışız! Yazıklar olsun bize!

Yine bir başka mesaj da sosyal medya da dolaşıyordu. Tabii bu muhalefet tarafından yayılıyor da olabilir (keza seçim pusulasındaki liderin fotografının altına “yolunda ölürüm” yazmak veya seçim pusulasını bir şekilde tahrif etmek oyu geçersiz kılacaktır diye biliyorum!), ama yine de artık oylarımız için partilerin neler yapabileceğinin ibretlik bir göstergesi olduğu için yayımlıyorum.

akparti-2014-cumhurbaskanligisecimi-parayardimi

Tüm bu kirliliğe rağmen ülkemizin temiz bir seçim geçirmesini ve Türkiye için en hayırlı olacak adayın seçilmesini yürekten diliyoruz.