Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Archive for Ocak, 2015

Gülen Gözlü Çocuk

ali-ismail-korkmazAli İsmail Korkmaz.

Koşarken önünü kesenler tarafından yakalanıp, gerekirse kelepçelenip, ekip arabasına konulmak yerine, sövüldü, dövüldü ve öldürüldü. Üstelik olay sırasında çekilen kamera kayıtları canlı canlı tüm Türkiye genelinde izlenmişken (hatta kolluk güçlerinin “kamera kayıtlarını silin” şeklinde bir ses kaydı bile varken) mahkemenin kararına göre failler sadece 4-5 yıl yatıp çıkacaklar, hepsi bu! Yargının takdiridir, saygı duyuyoruz ancak milletin vicdanı buna razı gelmedi ve dün gece Ankara’da ve yurdun genelinde olaylar çıktı. İnsanlar bu karara itiraz ettiler, TOMA’lar eşliğinde, gaz bombalarının yarattığı sisin ambiansı ile serbest koşu yaptılar gece boyunca, özellikle de Ankara ve İstanbul’da! “Paralelin işidir! İnlerine girince onlar da inlerden çıkıp sokaklara dökülmüş olsalar gerek!” kıvamında yayınlar yaptı bazı kanallar bu sabah. Ya da paralel olmayan medya “bunların çoğu muhalefet partilerinin adamlarıdır, parayla eylem yaptırılıyordur” şeklinde beyanlar bile yayınladılar.

Benim en çok takıldığım ise annesinin “keşke oğlum vurularak öldürülseydi” sözü oldu. Gözlerim yaşardı resmen. Keza sadece 19 yaşında olan oğlunun abileri yaşında bir grup tarafından bir nevi linç edilerek, acı çekerek öldüğünü bilmek, vurularak ölmesinden çok daha elim bir olaydı.

Ne diyelim. “Paralel! Türk Milleti” adına üzgünüz. Gülen gözlü çocuğun adaleti bu dünyada olmazsa elbet öbür dünyada tecelli edecektir. Bunu yapanların vicdanları ise 4-5 yıl yatıp çıktıktan sonra bile hep kara kalacaktır.

İsveç’te bir Angaralı :)

Türk yazarlarının babası Yaşar Kemâl

yaşar kemal
Büyük ustamız yoğun bakımda. BlogAnkara.com olarak çok üzgünüz. Onun yazılarıyla büyüdük hatta filimlere konu olan romanlarından yapılan filimlerini hep beraber izledik. Çoğu kitaplarında Ankara’nın da içinde bulunduğu Anadolu coğrafyasını büyük ustalıkla kafamızda canlandırmayı başaran üstadımıza dualarınızı eksik etmeyin lütfen. Umarız biran önce aramıza döner. Yazmasa bile sadece dünyamızda olması bile yeter.

Acil şifalar diliyoruz.

Vodafone Müşteri Hizmetleri telefonu sesli menüsünde kaybolmak

vodafone müşteri hizmetleri logosu“Cep telefonumu kaybettim hükümsüzdür” (hatırlııyormusunuz bilmem eskiden kimlik vb. resmi bir şeyi kaybedince gazeteye buna benzer bir ilan vermeniz gerekiyordu). Cep telefonumu kaybettim ve tabii telefonu kaybedince hattım da onunla birlikte kayboldu. Daha önce başına gelmiş olan arkadaşlarıma danışınca savcılığa bildirmem gerektiğinden bahsettiler. Bunun üzerine ben de savcılığa başvurmak üzere araştırma yapmaya başladım. Öğrendiğim kadarıyla bu bildirimden önce “IMEI numarası” adı verilen her telefona özgü bir numara varmış, bunu bilmem ve bildirmem gerekiyormuş. Bu numara bende bir yerde yazılı olmadığından, onlarda vardır düşüncesi ile, Vodafone müşteri hizmetlerini aradım. Mübalağasız 15 dakika boyunca sesli cevap menüsü içinde debelendikten sonra vazgeçip telefonu kapatmak zorunda kaldım keza menüde benzeri bir seçenek olmadığı gibi, menüde bir oraya bir buraya gidiyorsunuz ve hiçbir menüde de “müşteri temsilcisi” seçeneği yok. Bu olay sabah oldu, telefonla aldığım ek bir bilgiye göre bir de son faturam gerekiyormuş ve bu da yine bende olmadığı için yine çaresiz Vodafone’u aramak durumunda kaldım. (Bu arada “542” olan numaraları “05425420000” olarak değişmiş). Biliyor musunuz, bilmiyorum ama menüde gezerken harcadığınız her dakikanın faturasını da siz ödüyorsunuz, yani ne kadar çok gezerseniz o kadar fazla parayı Vodafone sizden tahsil ediyor. “Belki de o nedenle karmaşık yapmışlardır” diye düşünmekten de kendimi alamadım. Sinirimi sakinleştirip bir kez daha Vodafone’u bu sefer son faturamı email veya posta yoluyla almak için aradım. Telefonun sesli menüsünde kaybolurken ve defalarca duyduğum “eksik ya da hatalı bir giriş yaptınız” sesinden resmen gına geldi. Bu sefer zaman tuttum tam 17 dk sürdü bu eziyet. En son çare olarak bir kez daha aradığımda bu sefer ingilizce kısmını tuşladım keza ingilizce problemim yok ve belki buradan daha hızlı işimi hallederim diye düşündüm ki haklı çıktım. Bu bölümden, hemen bir temsilci çıkıyor ve 1 dakika içinde tüm işlemlerim bitmişti !

Yahu bu Türk insanına ne eziyettir? Telefonunu kaybetmiş biri olarak zaten moralim bozukken Vodafone’un da bana yardımcı olacağı yerde telefon menüsünde boğması nasıl bir düşüncenin eseridir acaba? Bu serzenişimi ingilizce olarak ta orada yarım yamalak ingilizce konuşan bayana söyledim ama ben bu konuda bir değişim olacağını zannetmiyorum keza insanlar menüde gezdikçe Vodafone para kazanıyor ve bıkıp bir daha aramayanlar sayesinde de bir yandan bedava para kazanırken müşteri temsilcileri üzerindeki işyükünü de hafifletmiş oluyorlar.

Bu nedenle buradan Vodafone kullanan okuyucularımızı uyarmak istiyorum. Öncelikle Vodafone’da şifre diye bir şey varmış onu mesajla almanız gerekiyor. Benim durumumda telefonum olmadığı için bu şifreyi de alamadım haliyle. (Normalde “şifre” yazıp bir yere mesaj atıyorsunuz, cebinize geliyor) Sonrasında ise eğer işleminiz sesli menüde yapabileceğiniz bir işlem değilse ve tabii orta karar bir ingilizce biliyorsanız direkt “94” tuşlayarak ingilizce bölümüne girin. Buradaki VIP hizmetten siz de yararlanın, sorunlarınız, Türkçe menüde de olması gerektiği gibi, hemen çözülsün.

Ne yazık ki, kendi ülkemizde, Vodafone isimli yabancı şirket, “sesli menüde dolaştırma” ve benzeri taktiklerle hem Türk insanının parasını çatır çatır alıp hem de oradan oraya sürükleyip eziyet ederken, yabancı insana saniyesinde VIP hizmeti veriyor. Bunu acı bir deneyimle öğrenmiş oldum ! Her gün reklamlarında övündüğü “21 milyonu aşan Vodafone’luları” tutmak istiyorsa, Vodafone’u buradan herkese eşit davranması için uyarıyorum. Hatta Türk insanına VIP hizmet verebilir keza burası Türkiye… ey Vodafone!! Tabii bu arada tüm GSM operatörlerimizi yurtdışı şirketlere satanlar da bundan pay çıkarır mı bilemem,.. ama onlar zaten ayrıcalıklıdır! Eminim sekreterleri aracılığı ile VIP hizmeti zaten alıyorlar ve bunu tınmıyorlardır bile.

Olan yine zavallı vatandaşa oluyor yani, işin özü bu!

Yeni güzel bir yıl olsun, 2015

2015 yılının mutlu huzurlu ve harika bir yıl olmasını diliyoruz. Bu yıl ülkemiz hukuk, özgürlük ve ekonomik açıdan hiç olmadığı kadar iyi duruma gelsin. Budur isteğimiz.

happy new year, mutlu yıllar