Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Ankara “GEZİ” ye devam ediyormuş meğer !

ankara-gezi-su-sikilan-kizlar
Arkadaşlar, %99 medya bu konuya yer vermediği için ben buradan değineyim istedim keza benim bir yakınımın dün yaşadıkları ve bir arkadaşımın da ondan bir önceki gün yani Salı günü yaşadığı ibretlik olay, Gezi olaylarının ve müdahalelerin en azından Ankara’da halâ devam ettiğini gösteriyor.

Dikmen’de öğrendiğim üzere hemen her gün polis müdahalesi devam ediyormuş! Dün bir gazeteci de burada yaralanmış ve olayı çeken birkaç yerel TV’nin kameramanlarına da özellikle gaz bombaları atılmış. Benim hala oğlu da oradaymış ve sarımtırak bir su yemiş, “tüm vücudum yanıyor gibi oldu abi, yok böyle bir şey” şeklinde olayı özetledi. Medya’yı her gün rutin kontrol eden, yanlı yansız her türlü yayını okumaya özen gösteren biri olarak bunların hiçbirine medya’da rastlamadığımı söylemeliyim.

Salı günü olan olay ise daha da vahim, keza bir arkadaşım Bestekâr sk ile Bülten sokağın kesişimine yakın bir evin 2. Katında oturuyorlar. Arkadaşımın 3.5 yaşındaki çocuğu Sarp’ın uyuduğu odaya gece 1:00 civarında gaz bombası girmiş, çocuk neredeyse boğularak ölüyormuş. Allah’tan camın kırılarak kapsülün odaya girişinin yarattığı sesi duyan aile hemen uyanıp çocuğu kurtarmışlar. Arkadaşımın anlatımı aynen şöyleydi: “Önce bir patlama sesi duyduk, sonrasında ise yoğun bir duman ve iğrenç bir koku evi anında sardı. Oğlum Sarp’ın uyuduğu odaya doğru gitmeye çalıştım ama bu çok zordu, keza gözümden yaşlar adeta boşalıyordu, emekleyerek koridordan buraya doğru gittim. El yordamı ile kapıyı buldum ve açtım. İçeriyi görmek neredeyse imkansızdı, sadece oğlumun ağlama sesine doğru yöneldim ve onu el yordamı ile bulup, kucakladım ve bu sefer ikimiz emekleyerek eşimin ağlama ve komşuların bağırış seslerine doğru yönelerek çıkış kapısını bulabildik. Apartmandan aşağı indiğimde istemsiz olarak ağlıyordum zaten! Zaten tüm aile ağlıyordu o anda ve bu tablo hiç bir zaman aklımdan çıkmayacak. Ancak indiğimizde aşağısı da yine duman altı idi, ama en azından evimiz kadar kötü değildi. Oğlum, ben ve eşim nereye gideceğimizi şaşırdık ve oradan oraya kaçıştık”.

Bu sözler gerçekten benim içimi burktu. Bu nedir yahu. Polis artık bu kadar mı delirdi? Apartmanın ikinci katına neden bir gaz kapsülü giriyor? Yani o seviyede ne olabilir ki, buraya nişan alındı? Twitter yüzünden kuşlara da gıcık kapıp onlara mı ateş ediliyordu acaba? Anlamak mümkün değil!
Arkadaşım bugünden itibaren yeni bir ev arayışına girdiğini de ekledi tabii, keza eşi “ben burada bir daha yaşayamam, uyumam ise imkânsız” deyip, sabahı bir hastane’nin acil servisinde yaptıktan sonra Annesi’nin evine Kırıkkale’ye gitmişti. Üzüldüm gerçekten. Ayrıca eve sonrasında giden arkadaşım evde gerçekten kokunun olaydan 48 saat geçmesine rağmen halâ çok rahat hissedildiğini, yerde parkelerin bir kısmının yandığını, duvar kağıdının alt kısımlarında yine yanık izleri olduğunu da ekledi. Kendisi de Salı gününden itibaren bir otel’de geceliyor, bunu da ekleyeyim.

Bu ufak görünen olayın bilançosunu şöyle özetleyelim:

  • Bir aile geçici de olsa dağıldı
  • Bir ölüm tehlikesi atlatıldı
  • Bir ev boşaldı, maddi zararı da cabası

Ve bence en önemlisi tüm ailenin yaşadığı, tamiri imkânsız

  • MANEVİ zarar ve korku.

 

Leave a comment  

+5=9 doğrulama işlemi*

name*

email*

website