Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Seyyar sektörü – Gezi’ye uydu

ankara-gezi-seyyar

Leroy Merlin Ankara, 2 Saatim oldu heba !

leroymerlin-ankaraKiralık olan bir ofis için, ucuz yollu bir kapı bulma misyonu ile “Leroy Merlin” isimli, Mamak, Nata Vega’da bulunan bir hırdavat mağazasına yolumuz düştü, birkaç hafta evvel. Burada iç kapıların çeşitlerini ve fiyatlarını görünce inanamadık, keza çok ucuzlardı. Size çektiğim resimde fiyatlar ve kapı çeşitlerini görebilirsiniz, bu arada..

Sonunda bunların içinden bir kapı beğendik (yarım saat harcayarak) akebinde görevliye olan sorularımız filan, hah tam bu dedik “maalesef elimizde bundan kalmamış” dediler. Sonra birkaç tane daha sordurduk, ve 3. denememizde bir model bulduk gerçekten stoğu olan.

leroy-merlin-kapilar

Bu arada kapılar ucuz, ancak bunlar karton gibi bir materyalden yapılmışlar gibi, keza çok hafifler. O nedenle ucuz filan diye de düşünmedik değil! Ancak dediğim gibi bizim normal mobilyacı’dan 350TL fiyat aldığımız kapılar burada 159 TL olunca, tüm bunları görmezden geldik artık. Görevli 5 kapı için öncelikle ofisi görmeleri, ölçü almaları vb. işlemler için keşif randevusu gerektiğini söyledi biz de sözleştik. (Bu arada bu ziyaret te ücretli 30TL, ancak kapıları almaya karar verirseniz toplamdan düşüyorlar).

Geçen hafta içinde geldiler (yaklaşık 1 hafta filan yoğunluktan sadece keşif için bekledik). Geçtiğimiz Pazar günü bu sefer parayı ödemek için oraya gitmemiz gerektiğini telefonla arayıp ilettiler, biz de gittik. Görevli arkadaş bizi oturttu karşısına ve hesaplamaya başladı. Şimdi sıkı durun, keza bizim yaptığımız hesap Leroy abi’ye uymadı ve bir kapı’nın maliyeti tam 323 TL oluverdi birden bire. Neden mi? Cevap basit, kapı fiyatına, montaj, nakliye, eski kapıların atılması ve daha birçok garip unsur eklenmediği için bu üzerinde yazan etiketler sadece çıplak maliyetmiş. Ha unutmadan bir de bunlar camlı kapılar, buna cam bile dahil değil. Daha da kötüsü camcı ile anlaşmaları yokmuş, camcıyı sizin bulmanız gerekecek” demediler mi? Geçici bir hezeyan ile adama 1 dakika filan gözümü kırpmadan bakmışım!! 323 TL + camcı bul, organize et, bir de üstüne yeniden adam takma işi için vakit harcasın ve tekrar etraf pislensin. Yani manyak filan olmak lazım. Adama dalmamak için kendime çeki düzen verip, içimden “Hadi len” dedim ve oradan ayrıldım.

Bu tip mağazalarda taktik, olayı “müşteriye yavaş yavaş yedirme” adı altında özetlenebilir. Dandik bir kapıyı, üstelik zamanınızı yiyerek, herhangi bir mobilyacıdan alacağınız çok daha kaliteli bir kapı fiyatına bir dolu kandırmacalar, laf kalabalığı ve bilgi saklama taktikleri ile satıyorlar. Tabii ben yemedim bunu, 30 TL ve orada harcadığım 2 saat’i feda ettim ve vazgeçebildim, ancak bu genellikle çok zor, çünkü olay hani şu Bulgar kadınların bir zamanlar zavallı Türk yaşlı dul erkeklere uyguladığı taktik gibi “bana kontör yolla” ile başlayıp, sonrasında “Türkiye’ye geleyim seninle evlenelim”, akabinde bu sefer para lazım, sonra biraz daha lazım, uçak bileti için, şu için bu için, ha geldi ha gelecek şeklinde dolandırmaları ‘na benzer bir olay. Sizden önce parayı alıyorlar, sonra bir sürü zamanınızı harcıyorlar, bu arada arıyorlar, soruyorlar ve size tüm gerçekleri zurnanın son deliğinde söylüyorlar. Siz de artık yüzdüm yüzdüm sonuna geldim, vereyim gitsin diyorsunuz. Ben benzettim yani, sizce de benzer bir taktik değil mi?

Bu da bana ders olsun, dedim ve her zaman çalıştığım mobilyacıyı aradım, adam 1 gün içinde katalogla geldi, ertesi günü de her bir kapıyı 350 TL’ye her şey dahil taktı gitti. Bu tip yapı mağazalarından alışveriş yapmaya çalışan Ankara’lılara tavsiyem, şurada canavar gibi “Siteler” adında bir mobilya cenneti’nin olduğu Ankara’mızda bu tip bir maceraya hiç atılmayın. Özellikle kapı alacaksanız, hiç kasmadan çok daha kalitelisini herşey dahil bir mobilyacıdan alın ve tepe tepe kullanın. Aksi takdirde hem siniriniz bozulur, hem de vaktinizi beyhude harcamış olursunuz.

Ankara’da çöp kutusu sorunsalı

Geçenlerde Ankara’nın en nezih, güzide ve bir o kadar da kalabalık olan Tunalı Hilmi caddesinde akşam saat 7:00 civarında yürüyordum ve bu saatte hemen her yerin çöp içinde olduğunu görünce tam “insanlarımız hala çöp kutusu kullanmayı beceremiyor” diye düşünürken. Bir de ne göreyim, size de fotografını çektim, kendiniz bakın.

Ankara çöp sorunsalı

Burada da görüldüğü gibi zaten nadir bulunan çöp kutusu dolmuş taşmış ve üzerine de çöp kulesi oluşturulmuş ortam şu blokları üstüste koyma oyunu gibi bir çöp daha eklesen yıkılacak gibi. Burada önce Çankaya Belediye’sine bir sormak lazım, belki de Büyükşehir bakıyordur bunlara bilemiyorum. Siz ne yaparsınız acaba? Bildiğim kadarıyla zaten bu iki belediye biribirlerine düşman durumda ve herhangi bir sorun durumunda biribirlerini suçluyorlar, bu da çözüm yerine vatandaş ile tenis oynamasının öğretiyor (burada tabii vatandaşın top olduğun söylememe gerek yoktur heralde). Bu durumu ben dahil bir kaç blogcu arkadaşım ve hatta bazı gazeteler bile zaman zaman yazmıştı. Bu çöp yığınları gerçekten Ankara’nın böylesine ünlü, böylesine turistik bir caddesine yakışmayacak bir görüntü çiziyor. Ben böyle tepeleme çöpler görünce iğreniyorum açıkçası ve cadde de yürüme zevkimi bozuyor ve hatta buradan yiyecek alışverişi bile yapamıyorum bu tip görüntülerle karşılaşınca. Eminim benim gibi bu tip duyguları hissedenler de oluyordur.

Yurtdışında da defalarca bu tip çöp kutularına rastlıyoruz, ama buradakiler çoğu zaman boş, ya da biri doluysa hemen iki adım ötede bir diğeri mutlaka boş oluyor. Oradakilerin çöpleri yokmu? Eminim bizden fazla vardır. Ama konuyla ilgili bir sistem var, o nedenle hiç böyle bir olaya rastlamıyoruz. Bence problemin çözümü

  1. Çöp kutusu sayısının artırılması
  2. Çöp kutularının hacminin genişletilmesi.
  3. Üstü kapalı çöp kutuları ile üste biriktirme ve koku’nun  azaltılması ( üstü kapalı olunca kutu dolu olduğunda bile daha iyi bir görünüm sağlanacaktır).
  4. Çöp kutularının sistematik olarak boşaltılması.
  5. Esnafların kendi çöpleri için bu kutuları kullanmamalarının sağlanması.

Bu beş unsuru uygularsak bence sorun çözülecektir. Bence yolda yürüyen çöpçüler yerine devamlı bir araç ile bu çöp kutularını denetleyen çöpçüler daha etkin bir temizlik yapabilirler.

Ey belediyeler size sesleniyorum, Ankara’nın şu çöp sorununu çözelim artık. 2013 yılındayız ve burası Ankara, Türkiye’nin başkenti. Yakışıyormu sizce ?

En iyi Alışveriş Merkezi Tuvaleti – Gordion AVM 2.Kat

Bu tuvalete girince birden 5 yıldızlı otel tuvaletine girmiş gibi oluyorsunuz. Hatta çoğu 5 yıldız otellerin tuvaletinden bile güzel. Bayanların ki kırmızı, erkeklerinki ise mavi esaslı dizayn edilmiş, aynalardan musluklara, pisuvarlar, klozetler ve hatta aydınlatma bile özel, kapı ise tamamen camdan. Yalnız ilginçtir ki, Gordion’da bulunan diğer tuvaletler böyle değil, onlar normal. Sadece 2. katta bulunan tuvalet bu şekilde. Heralde bunu ilk yapmışlar, daha sonra bakmışlar çok maliyetli diğerlerine devam etmemişler, yani en azından benim teorim bu. Ama bence tüm Ankara Alışveriş Merkezi tuvaletleri böyle olmalı.. 10 numara 5 yıldız 🙂

Size kendi çektiğim bir fotografı paylaşıyorum. (Bu çok riskliydi, keza o ara arkamdan geçen bir bayan bana yandan pis pis baktı, blogum için aldığım tehlikeyi de o anda fark ettim. Dayak yemeden hemen uzaklaştım oradan tabii 🙂 Şimdi orada anlatmaya çalışsan “Başka çekecek yer bulamadın mı?” diye sorsa, 100% haklı yani. Ama o kadar etkilendim ki, paylaşma arzusu ile bu riske girdim. Veeee o fotograf…

Gordion AVM Tuvaletleri

Ankara Tepe Prime

Tepe prime Ankara

Tepe Prime’ın benim tarafımdan çekilen bir resmi. Burası hem iş merkezi hem de güzel restoranları ve butik dükkanları ile ufak bir alışveriş mekanı.