Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Kule Allah’a Emanet ! – Ankara Atakule İnşaatı

Yine Ankara‘da olan her büyük inşaatta olduğu gibi bu inşaat ta birdenbire durdu! Özellikle de  çirkin şekilde bırakılmış gibi duruyor, sizce de öyle değil mi? Geçenlerde önünden geçiyordum ve durum buydu.

atakule-insaati-neoldu-nedendurdu

Binaya bomba atılmış gibi, özellikle demirleri ve bağırsakları çıkık vaziyette bırakmışlar. Bari tam olarak yıksalarmış, böyle bir görüntü kirliliği, üstelik Çankaya’nın tam da merkezinde, yaşanmazmış. Biraz araştırınca Mimarlar Odası’nın burayı mahkemeye verdiğini ve inşaat’ın -5 kot verildiği için ve bunun da Atakule’nin yıkılma ihtimâlini artıracağı için itirazı olduğunu buldum ve bu nedenle de inşaat durdurulmuş. Peki o zaman soruyoruz en başında bu izni hangi Belediye, neden verdi? Ya da bunun uygunluğunu kim, hangi mantıkla onayladı?

Her zamanki siyaset savaşları durumu anlayacağınız!.. Olan yine Çankayalı’ya oldu. Bu çirkinliği artık mahkeme sonuçlanıncaya kadar yaşamak durumundayız ne yazık ki! En azından şu özellikle bağırsakları çıkartılmış olan ve insanın gözüne batan kısım tarafsız bir firma tarafından yıkılabilinirse veya bu bina etrafındaki paravanlar biraz yükseltilip bu kısım görünmez hale getirilirse bu süreçte, mükemmel bir karar olur.

Bu arada inşaat firmasının web sitesini ziyaret ettim, orada da bir geri sayım sayacı var inşaat bitim tarihine göre olması lazım, ama o da sıfırlanmış! Çok komik! Zaman sıfırlanmış durumda!  Halbuki belirli bir zamanın geçmiş olması gerekirdi. Belki de bu sayaç hiç çalışmamıştı! bilemiyoruz. Aşağıda ekran görüntüsünü paylaşıyorum. Buradaki slogan “Kule Size emanet, yakında döneceğim. İmza AVM”  idi. Ama bu görüntüsü ile kule, tam olarak “Allah’a Emanet” gibi duruyor 🙂

kulesizeemanet-atakule-ankara-insaati-websitesi

 

Atakule 10 senedir hüzünlü ve boş

Atakule’yi birçoğumuz hatırlıyordur, bundan 20-30 yıl evvel burası oldukça popüler bir alışveriş merkezi idi ve aslında Ankara’nın ilk alışveriş merkezlerinden biriydi. Buradaki mağazalar, restoranlar ve hatta burada aşağı kattaki oyun merkezinde bile, bir çok anılarım var. Hele bile Atakule’ye ilk çıkışımdaki daha asansördeyken hissettiklerimi hiç unutamıyorum. Bunu sonrasında Amerika’da saldırıya uğrayan “Twin towers” a bile çıkarken hissedemedim. Bir keresinde buraya bir nikah törenine davetliydik, dönemin Başbakanı da oradaydı (Mesut Yılmaz) ve buradaki atmosfer, ambians hâlâ bugün gibi aklımda. Atakule’nin bir de üstte dönen bir restoranı vardı, hatta bir aralar bozulmuştu, dönmüyordu, sonra tekrar döndürmeyi başarmışlar ama ondan sonra bir daha gitme fırsatım olmadığı için onu bir türlü deneyimleyemedim. Amerika’ya gitmeden evvel ise, sene 1990, yine son kez Atakule’nin merdivenlerinde arkadaşlarımla vedalaşmıştım. Burada bir de, lisede aynı sırada oturduğum arkadaşımın babasının sahibi olduğu “Yavru Oyuncak” isminde bir oyuncak mağazası vardı. Hatırlayanlar vardır mutlaka. Bu oyuncakçı da Ankara’da o zamanlar en büyük oyuncakçılardan biriydi ve oldukça da popülerdi. Hatta o oyuncakçının o zamanlardan kalma bir de resmini de buldum, aşağıda.

yavru-oyuncak-atakule-ankara

Hey gidi günler, hey. Derler ya! İşte tam da öyle, Amerika’dan döndüğümde ise ilk ziyaret etmek istediğim mekânlardan biri de haliyle Atakule oldu. Bir gittim ki “kapı duvar”. Her tarafı kilitli, tozlanmış, yıpranmış ve eski görünümünden çok uzak bir hâlde boynu bükük duruyor. Buraya ne oldu acaba diye etrafa soruşturunca çok çeşitli hikâyeler duydum, bazıları “burayı bir şirkete sattılar, şirket içindeki insanları çıkardı başka bir alışveriş merkezi yapacakmış” bir diğeri “Buraya devlet el koymuş alışveriş merkezi tarafını yıkacaklarmış ama kule kalacakmış” diğeri “Burayı Çankaya Belediyesi almış, onlar belediye’yi buraya taşıyacaklarmış” vb. daha birçok hikaye. İlginç tarafı ise dinlediğim hikayelerin hepsi değişik ve hiçbiri biribirine benzemiyordu. Bu da insanların aslında burasının neden kapandığını ve akibetini bilmediğini gösteriyordu. O aralarda internet’te de bu konuyla ilgili hiç bir haber yoktu, keza bizzat araştırdım. Aradan yaklaşık 10 yıla yakın bir süre geçti bu müddet zarfında Atakule hâlâ terkedilmiş bir şekilde öylece duruyordu. Geçenlerde bu orada mağazaları olan arkadaşımla görüşünce yine merak ettim ve internet’ten araştırınca yeni bir haber vardı ve bu da bir emlak portalında geçiyordu ve 2013 tarihliydi haber. Şöyle diyordu özetle “alışveriş merkezi kısmı yıkılıp yeni bir alışveriş merkezi ile değiştirilecekmiş ve şu an yıkım için bekliyormuş.“

Bu tabii iyi haber, en azından burası tekrar canlanacak ve eski günlerine, umarım dönecek. Yapım işi 3 yıl kadar sürecek deniyor. Yani yıkım 2014’te gerçekleşebilirse, alışveriş merkezi en erken 2017 gibi tekrar aktif olur diye düşünüyorum. Bu arada, arkadaşım geçenlerde görüştüğümde ki hâlâ oyuncakçılık yapmaya çabalıyor bana şu andaki yavru oyuncağın son durumunun resmini yollamasını istedim o da bugün yollamış, durumu görüyorsunuz, hatta arkadaşımın acıklı durumunu da sizinle paylaşıyorum, siz pay biçin!

yavru-oyuncak-2013

Bora-sengul-yavru-oyuncak-2013

Durum acıklı, Yavru oyuncağın “yavrusu” gibi bir ufak dükkânda ömür çürüten arkadaşım adına da gerçekten her görüştüğümüzde ayrı bir üzülüyorum, keza kendisini pek bir severim. Söylediğine göre günde 20-30 TL kazanıyormuş averaj olarak, yeri de Bülbülderesi’nde bir caddedeymiş ama gidipte acıklı durumunu görmeyeyim diye daha çok sosyal ortamlarda buluşmayı tercih ediyorum. Keza eski durumlarını biliyorum, hem aile fertleri, hem kendisi son model Mercedes ile gezerdi, araç telefonu daha yeni çıkmıştı ve onda vardı (o zamanlar cep telefonu diye bir şey yoktu tabii), hatta bu telefondan bir diğer arkadaşımızı arayıp Gazi Osman Paşa(o zamanların popüler, bugünlerin sıradan mahallesi)’da bir Kafe’de görüşmüştük. Düşünün yani o zamanki havamızı 🙂 Hatta aradığımız arkadaşımız bize, “Siz şu an neredesiniz?” diye sormuştu, biz “arabada” deyince şaşırmıştı ve bize inanmamıştı. Hey gidi günler hey! Bu deyimi ikinci kez kullanıyorum, farkındayım. Herâlde biz de artık yaşlanmaya başladık! Eskiden, Babam “bizim zamanımızda” diye konuya girince içimden “üfff” deyip yine nasihat verecek diye sıkılırken, bizim çocuklarımız da böyle düşünüyordur diye düşünmekten de kendimi alamıyorum ve bu nedenle de onlara bu tip geçmişten örnekler yerine aynı örnekleri bugünmüş gibi vermeyi tercih ediyorum. :/

Atakule, kapanmasıyla beraber eminim buna benzer daha bir çok acıklı hikaye yaratmıştır, keza burası o zamanlar Ankara’nın en popüler AVM’siydi ve tekti, bu nedenle burada iş yapan insanlar yeni gittikleri yerlerde bu tip bir potansiyeli pek yakalayamışlardır diye düşünüyorum, aynen Yavru Oyuncak örneğindeki gibi. Türkiye’nin en güzide yerlerinden biri, Ankara’nın ise ikon yapıtı olan bu kule’nin ivedilikle hakettiği saygıyı görmesi ve eski renkli günlerine dönmesi benim 2014 yılı için dileğim olsun. Lütfen Atakule yine… “ATAKULE” olsun.

BeyHills ve Hollywood

Yeni yapımına başlanan bir site’nin tabelası, geçenlerde İncek’ten Ümitköy’e doğru yol alırken, dikkatimi çekti. Keza bu  tabela  California civarda çekilen çoğu Amerikan filiminde bolca kullanılan bir tablo olduğundan (artık bu filimlerden nasıl etkilenmişsem) aklıma kazınmış ve hemen onu düşündürdü tabii… Sizin için çektim, önce California’da Beverly Hills’de bir tepede bulunan orjinali, sonra bunun İncek-Ümitköy hattında bir tepede bulunan Ankara versiyonu Bey Hills.

hollywood-tabelasi-beverly-hills-california beyhills-beytepe-ankara

Çankaya Belediyesi’ne perdeleme için teşekkürler

http://www.blogankara.com/terk-edilmis-binalar/ yazımızda bahsettiğimiz binadaki tehlikeli durum, resimde de  taşlarının üzerinde amblemini görebileceğiniz üzere Çankaya Belediyesi tarafından perdelenerek en azından insanlar için daha az tehlikeli hale getirilmiştir. Bu tip terkedilmiş binaların bir şekilde perdelenmesi, hem görüntü kirliliğinin önüne geçecektir, hem burada tinercileri barındırmayacaktır, hem de insanların ve özellikle de çocukların yürürken dalgınlık ile içine düşebileceği tehlikeli ortamlar önlenecektir. Duyarlı davranışı için Çankaya Belediyesine teşekkür ediyoruz.

kennedy-tunus

Bu binayı tanıyan var mı ?

bina1

Bu binayı Eskişehir yolundan geçiyorsanız her gün görüyorsunuzdur. Hele özellikle gece geçiyorsanız görmemeniz için kör filan olmanız lazım resmen.

Şimdi size soruyorum bu bina ne binası ?

A- otel
B- eğlence merkezi
C- gazino
D- ordu evi
E- bakanlık binası

SORUMUZUN CEVABI AŞAĞIDA

aşağı ok

Doğru cevabı merak ediyorsunuzdur eminim. Sıkı Durun !!

Aşağıda binanın üzerinde ihtişamlı bir şekilde yazısı ile bol led ışıklı bu bina TC. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı. Evet evet. Çoğunuz bilememişsinizdir diye düşünüyorum. İlginç ölçüde süslü bir yapı bir bakanlık için değilmi ?

Yorum sizin. Binanın orjinal hali aşağıda.

gumrukveticaretbakanligi

Terk edilmiş binalar

Aşağıda Tunus Caddesi ile Kennedy Caddesi kesişiminde yer alan bir binanın şu andaki içler acısı görünümlü halini sizinle paylaşıyorum. Bu tip binaları eminim siz de çeşitli kez, Ankara’nın değişik noktalarında gözlemlemişsinizdir. Bu binalar hem çirkin bir görünüm yaratıyor, hem de kısa zamanda, tinerci, akşamcı vb. kişilerin gecelik konakladıkları otellere dönüşüyorlar.
Bence bu tip binaların sahiplerine “perdeleme” zorunluluğu getirilmeli. Böylece hem bu tip oluşumlar engellenmiş olur ve Ankara daha güvenli hale gelir, hem de caddelerimizin görüntüsü daha çağdaş ve estetik  bir görünüme kavuşabilir.

eski-bina

Çankaya’da en iyi çocuk yuvası – Aykan Yuva

Bu yuva’nın en güzel noktalarından biri adeta bir şatoyu andıran binası. Binanın ön ve arka bahçeleri var ve burada da oyun parkları, salıncak ve kaydıraklar vb. unsurlar bulunuyor. Burada çalışanlar, en başta sahibi Nermin hanım olmak üzere çok nazik, güleryüzlü ve saygılı insanlar keza çalışanlar da öyle. Müthiş bir enerji ve mutluluk ile işlerini yapıyorlar, bunu hemen hissedebiliyorsunuz. İngilizce öğretimi oldukça kuvvetli, şu andaki ingilizce hocası “Muti” iyi bir iş çıkartıyor. Yuva’nın kendi servisi ve yemekhanesi var ve yuvaya ulaşım da oldukça kolay hatta Atakule’den yürünebilir bile.
Sizelerle bu yuvanın dış görünüşünün bir resmini paylaşıyorum, görüntü adeta bir masal gibi bence, çok güzel. Fiyatları da öyle fahişt değil ve ikinci yıl devamlarda da bir indirim uyguluyorlar.

Aykan Yuva Çankaya Ankara

Ankara yollarında, Ankara Portreleri – Çirkin otoban kenarı lojmanlar

Eskişehir yolu çirkin lojmanlarıBu yapı CHP Binasının tam önüne ve otobanın kenarına denk geliyor ve gayet çirkin bir görüntü yaratıyor. Zaten insanların yaşadığı bir binanın bu denli otobana yakın (hemde çok yakın), olması hem orada kalanlar açısından hem de eminim şehir mimarisi açısından tuhaf bir durum. Umarım bu insanlara daha güzel bir ev verilir ve bu binalar da yıkılarak bu alan  asıl olması gerektiği gibi yeşillendirilir.

Ankara Tepe Prime

Tepe prime Ankara

Tepe Prime’ın benim tarafımdan çekilen bir resmi. Burası hem iş merkezi hem de güzel restoranları ve butik dükkanları ile ufak bir alışveriş mekanı.

Sonno butik oteli Tunus Caddesi, Ankara

Bu otel yeni açıldı ve bence çok güzel ve şirin görünüyor. Ankara’ya yakıştı. Bu tip mimarilerin artması en büyük temennimiz.

Not: Resimleri daha büyük görmek isterseniz sağ tıklayıp “farklı kaydet” seçeneğinden bilgisayarınıza kayedip, buradan açabilirsiniz.

20130206_162621