Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Dün Tunalı Hilmi Caddesi Gezi Parkı eylemi’ndeydik !

femen-gezi

 
Dün yani Gezi Parkı protestolarının 10. Günü’nün akşamı Tunalı Hilmi caddesi’nde, direnişçilere destek vermek ve ortamı bire bir görmek için buraya gitmeye karar verdim. Buradan görüşlerimi daha tazeyken, unutmadan paylaşmak istiyorum. Buradaki Halk, çoğunluğu gençlerden oluşan bir topluluk, hoşgörülü, eğlenceli bir hava ile protestolarını yapıyorlar. Bu protestolarda küfür yok, aksine komik. Bir kız gördüm ortalıkta ben orada olduğum sürece dolaştı ve pankartında “Lütfen polislere taş atmayalım, etrafa zarar vermeyelim, çöplerimizi yerlere atmayalım” yazıyordu. Derken bir sağıma baktım, ne göreyim Can Bonomo. Evet O da dün oradaydı. Gayet mütevazi bir şekilde izliyordu, olan biteni. Buradan öğrendiğim kadarı ile, Tunalı Hilmi ve Kızılay gösterilerini devamlı canlı veren tek kanal “Halk TV” imiş, gerçekten bunu ben de gördüm dün de yine bu televizyon iki muhabir ve kamereman ile ben geldiğimde varlardı, giderken de hala ayakta bilfiil çekime devam ediyorlardı. Bu da takdire şayan bence. Halk TV’nin reklamı gibi oldu biraz ama, hakettiklerini düşünüyorum.
 
Genel hava çok güzeldi, insanlar çocuklarını almış gelmişler, eşlerini almış gelmişler. Liseli gençler ise arkadaşlarını almış gelmiş, üstelik katılımcıların çoğunluğu da bayan. Arasında türbanlısı da var, sakallısı da. İçki içeni de var, sigara içeni de. Yaklaşık 2 saat gibi burada gezindim, bu süre içinde hiç sıkılmadım, keza davulcular ve marşlar insanı eğlendiren gruplar (Çarşı taraftar grupları özellikle), resmen bazı anlarda coştum ve zaman zaman oynadım bile. Etrafta gördüğüm manzaralar ve sloganlar da beni çok güldürdü. Bunlardan heralde en çok güldüğüm ise “Tunalı Hilmi” trafik tabelasının “TOMALI Hilmi” olarak değiştirilmiş olması idi ki, süper yaratıcılık eseri bence.. Ama zaten sloganların çoğu da gerçekten ayrı bir yaratıcı ve ayrı bir komiktile ve hiçbirinde küfür yoktu. En ağır olanında “Tayyip istifa” yazıyordu, o da bir lise öğrencisini t-shirt’inde keçeli kalemle yazılı idi.
 
Bir karnaval havasında, kaldırımlarda oturmuş içkilerini, kolalarını, sigaralarını içen, yüzleri gülen bir dizi genç insanın arasından, gayet mutlu bir şekilde arabama binerek eve döndüm. Bence güzel bir demokrasi şöleniydi. Keşke “en baştan Polis’lik olmasaydık” diye de içimden geçirmedim değil.
 
Bu arada kel alaka bir resim kullandım, keza Femen’i beğenirdim, değişik protestolar yapıyorlar diye, ancak bu sefer çuvallamışlar. Keza “free Turkey” yazmışlar. Merak etmeyin biz onlardan daha özgürüz. Ama yine de görüntü güzel olduğu için, ve bir bakıma protestolarla ilgili olduğu için varsın kalsın. Bir de tabii burada yabancı basının Türkiye’de olanları nasıl değerlendirdiklerini buradan anlayabiliyoruz. Adamlar ufak olayı bile abartıp, bizi her buldukları fırsatta ufalıyorlar. İşte bu nedenlidir ki, bir uzlaşma ivedilikle yapılmalı ve bu protestolar sonlanmalı.

Orantısız Zeka ürünü, komik GEZi sloganları

diren-gezi

Sizler için en güzel Gezi parkı direniş sloganlarını seçtim. Bunlar aslında Türk Halkı’nın ne kadar zeki ve barışçıl olduğunun bir göstergesi. Çok güldüm ve bazılarını da çok doğru buldum.Diren Gezi. BlogAnkara ve Ankara da seninle direniyor.

 

  • Biberine, Gazına, Jopuna, Sopasına, Tekmelerin Hasına, Eyvallah, Eyvallah.
  • Umurumdamı , Final, Vize. Tayyip gitsin yeter bize.
  • Edison bile Ampülü icat ettiği için bin pişman.
  • Kaç Reco, Tinerci direnişçiler geliyo.
  • Recop Tazzik Gazaboğan.
  • Gaz çıkardım! Dağılın. Polisss.
  • Siz de Toma varsa, bizde de Drogba var.
  • Red Hot Chilli Tayyip
  • Tencerem var, tavam var, çapulcuyum havam var,Ata’mızdan yadigar, her gün bir duble rakım var. “Şerefine Tayyip”.
  • Biz AKP’siz dine, CHP’siz Ata’ya, MHP’siz Vatana, BDP’siz Kürde sahip çıkarız, Biz Halkız.
  • Ben bir ceviz ağacıyım, gezi parkında. Ne sen bunun farkındasın, ne de Polis farkında.
  • Biber gazı var dediler, Geldik.
  • Ne şeriat, ne darbe. Kafası güzel Türkiye.
  • Dakka Dukka, Dayyip Amca.
  • Herkes beni yastayım sanıyor, Fas’tayım hiç kimse bilmiyor.

 

Ankara Tango Festivali’ne bekliyoruz

Ankara Tango Festivali 10-23 Nisan 2013 tarihleri arasında Ramada Plaza Hotel’de yapılıyor. Adres: Yaşam Avenue 4.Street No:4 Söğütözü/Ankara

Tüm Detaylar için www.ankaratangofestival.com

Ankara tango festival

Tango ankara

Son Festival Videosu aşağıda..

Sevgililer Günü ve “Yaşar” konseri

YaşarBu sevgililer gününde değişik bir aktivite yapalım düşüncesi ile Yaşar konserine gitmeye karar verdik. Oldum olası Yaşar’ı çok severim, hem sesi, hem şarkıları bence müthiş ve beni heyecanlandırıyor. Bunun yanında, şarkılarının sözleri de mantıklı sözcüklerden oluşuyor ve bir hikaye anlatıyor. Bol nakarat ve beat kullanılmış kendini tekrarlayan şarkılar değiller. Bu nedenlerledir ki, Yaşar’ın bence diğer birçok sanatçıya göre farklı ve yine bu nedenle şarkıları da diğer şarkıcılar tarafından söylenemiyor.

Konser Anadolu Gösteri Merkezi’ndeydi ve burası bayağı bir dolmuştu. Bu arada Anadolu Gösteri Merkezi’nden bahsedeyim biraz, burası artık dökülmeye başlamış ve modası geçmiş bir görüntüde, kafeterya’lar saçma bir dağınıklık içinde, genel görüntü ise modernlikten uzak. Hatta binanın dışında asılı tabela bile “kebapçı tabelası” gibi. Kafeterya’nın en ilginç noktası bence “sıcak şarap” satılması idi. Bu da diğer yerlerde görmediğimiz bir olumlu değişiklik kanımca, ayrıca tarçın kokusu da ortama güzel bir hava eklemiş, benim hoşuma gitti.  Bu arada değinmeden geçemeyeceğim,  tuvaletler, korkunç, mecbur kalmadıkça kullanmayın. Konser’e 10 dk. ara verildiğinde oturacak bir yer aradık koridorda ve hatta dışarıda ama doğru dürüst oturacak bir yer bulamadık, koca salon ve civarında, en sonunda bir merdiven kenarına tünedik mecburen. Araba parkı için ise bu merkezin arkasını dolaşmanız lazım, yol kenarında da park etmek olası ancak bunun için çok erken gelmeniz gerekiyor, keza burası hemen doluveriyor, merkezin arkasında  bir açık park yeri var (fiyatı 10 TL) ve bu park yerinden  de AGM’ye bir geçiş te bulunuyor, benim gibi geç gelenler cezasını ödeyip buraya park edebilirler.

Sahne’ye gelecek olursak, ışıklandırma ve seslendirme pek başarılı değildi. Işıklar adamın tepesinde idi ve her defasında “bu ışığı tepemden alın” diye söyleniyordu. Ayrıca Yaşar sahnede hareket ederken, ışık onu takip etmiyor veya edemiyordu, bu nedenle de adam zaman zaman yokuluyordu haliyle. Bir de üstüne, seyircilerin yanına inmeye çalışınca bu devirde hala kablolu olan mikrofon buna mani oluyordu ki, bu da cabası. Bu arada benim en çok güldüğüm 2 olay gerçekleşti, bunlar renk kattılar kanımca. Bunlardan birincisi evlilik teklifi yapan 2 çift oldu, ikisi de biribirinden habersiz bunu organize edemeyip pişti oldular ve ortam bir “izdivaç progamı” havasına, zavallı Yaşar da “Esra Erol” moduna çabucak giriverdi. Diğer komik olayda ise Yaşar’a habire bir kağıt mendile yazılı birşeyler veriliyordu, adam artık dayanamayarak “bana bir dolu not geliyor ama, bunların hiçbiri şarkı isteği değil” demesiydi J Artık adama ne tür mesajlar geliyorsa, biraz düşününce, güldüm gerçekten.

Tüm bunlara rağmen, Yaşar müthiş bir performans gösterdi, hatta bahsettiğine göre davulcusu hariç diğer tüm orkestrayı değiştirmiş ve bu yeni arkadaşlarla da ilk kez sahnede idi, buna rağmen şarkıları müthiş bir şekilde canlandırdı. Bu adam bir “efsane” kesinlikle…

Togo işçileri grevde

Ankara’nın meşhur ayakkabı markası olan TOGO’nun ayakkabı işçileri TOGO mağazası önünde greve başlamışlar. 235 işçinin Deri-iş sendikasına üye olmasının ardından “Küçülmeye gidiyoruz” bahanesiyle, sendikalaşmada rol oynayan 9 işçi işinden atılmış. Bu 9 işçi de haliyle, işten çıkarılmalarının akebinde fabrika önünde, tam da Eskişehir yolu’nda bulunan TOGO mağazasının karşısındaki refüj civarında greve başlamışlar. Tabii grev önemli bir hak, eğer gerçekten de sadece sendikalaşmayı seçtiler diye bu işçiler işten çıkartılmışsa bu bir ayıp. Umarım bu yanlıştan çabuk dönülür.