Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Yol kapalı bezi !

ankara-yol-kapali-isareti

Geçenlerde yolda gördüğüm ve yolun kapalı olduğunu belirtmek için yapılan uygulamanın ilkelliğini sizinle paylaşmak istedim. Buradaki tabelayı daha önceden kullanılmış bir afişi birkaç yerinden dikip siyaha boyayarak elde ettikleri siyah bir bezle kapatarak, “yol kapalı” demeye getirmişler. Tabelanın arkadan 5-10 vidasını söküp tekrar takmak yerine üzerini kapatırız diye düşünülmüş diye tahmin ediyorum. Belki pratik bir çözüm ama çok kötü bir görüntü. Üstelik bu bezler zamanla, rüzgarla yerinden çıkıp sallanıyor ve  rüzgârın etkisi ile bir aracın üstüne düşmesi de gayet olası ve bu da trafik kazasına yol açabilir. Zaten görüntüsü bile iç karartıcı, bari adam siyah yerine beyaz filan kullanır! Benim tahminim “kir tutmaz diye siyah tercih edilmiş”, belki de bu afişlerin üzerindeki yazıları siyah en iyi kapatır diye düşünülmüştür. Hangi zihni sinir hareketi onu bilemiyorum ama sonuçta kötü olmuş. Yurtdışında defalarca bulundum ama İran’da bile böylesine rastlamadım. Orada bu siyah dayatmasını kadınlara yapıyorlar! Size aynı olayın Amerika örneğini buldum. Aradaki fark çarpıcı. Aşağıda

amerika-yol-kapali-isareti-road-closedNeticede ikiside aynı işlevi gören iki işaret. Birinde dikkat çekici turuncu üzerine siyah yazı ve gayet ufak bir magnet ile kapalı “closed” yazılmış. Diğerinde ise tüm tabelayı kaplayan siyah bir bez ve hiç bir ibare yok.

Aradaki fark ile mentalite konusunda bir fikriniz oluşmuştur sanırım !

Veteranlar ve Badminton. Amman Allah’ım!

ankara-badminton-veteran

Bu tabela’yı görünce önce normal bir spor karşılaşması duyurusu filan diye düşünüyor insan. Üstte de cümle “Ankara Büyükşehir Belediyesi” diye de başlayınca bir iki kez görmeme rağmen devamını okumamışım, ama asıl olay ondan sonra başlıyormuş meğer. Burada “Dünya Veteranlar Badminton Şampiyonası” yazıyor, tam olarak. Yani bir Dünya şampiyonası ve Ankara’da düzenleniyor. Büyük gurur! Bu da bir icraat güya!

Yahu “Badminton” diye bir Ata sporumuz vardı da, bizim mi haberimiz yoktu. Bu, Türk insanına “Amerikan Futbolu” seyrettirmek gibi bir şey heralde. Ayrıca “Veteranlar” kim? Sözlükten baktım “Emekli Asker” demekmiş ve ingilizce’den geliyor. Ama “Veteran” deyince daha bi havalı duruyor diye bu laf özellikle seçilmiş bence. Bilmeyen insan matah bir şey sanıp gelir diye düşünülmüş, keza “Emekli Askerler için yurtdışı menşeili bir spor dalı” nın şampiyonası için müşteri bulmak oldukça zor olurdu, muhakkak. İnsanlarımız daha basketbol maçlarına bile yeni yeni ilgi göstermeye başlamışken, Ankara’da bu tip bir etkinlik tam “Dam üstünde Saksağan, vur beline kazmayı” olmuş. Tahminim her türlü organizasyona talip olup, önemlilerini alamayan, ama kıyıda köşede kimsenin talip olmadığı spor dallarına “Bunu Ankara’da yapalım” diye talip olan ve bunu icraat gibi göstermeye çalışan Belediyelere, diğer ülkelerin bir nevi kakalaması diye görüyorum ben bunu, ya da diğer ihtimâl: “Bu bir kamera şakası”. Bi Badminton’umuz eksikti, tam oldu.

Taşra Sineklerine Uyarı – Numune Hastanesi NÜKLEER Tıp

Numune Hastanesi her seferinde istemeden gittiğim bir hastanedir. Bunu başlıca nedenini kendime geçenlerde sordum. Cevabı açıktı aslında keza fazla düşünmeden çıkıverdi nedeni. Bu hastane’nin dışı ve içi dökülür durumda, bir hapishaneyi andıran binaları ve gardiyan misali insanları ile çağdışı bir yer. Tüm Hastaneler yenilendiği halde burası bir türlü yenilenemiyor, veya yenilenmiyor. Geçenlerde yine bir yakınımı yoğun bakım C-3 ünitesinde ziyarete giderken, bir diğer nedeni daha keşfettim. Buradaki insanların çoğu sanki bir köy yerinden gelmiş gibilerdi. Köylüleri kesinlikle küçümsemek istemem, tabii ki onlara saygımız sonsuz, sadece buradaki profilin böyle olduğunu hissediyor insan. Herhâlde ucuz olduğundan veya Sosyal Güvenliği olan insanlara bedava olduğundan da tercih ediliyordur.

Taşra insanı, çilekeş tabii, ağlamaklı yüzler, beklemekten sakalları uzamış insanlar hatta Hastane’nin kısıtlı çimen ortamlarında tüp yakıp, çay kaynatan aileler, durumu daha net ortaya koyar nitelikte birer canlı tabloydu, adeta. Tam da bu duygular içinde yürürken, en son noktayı burada gördüğüm ve sizin için çektiğim bu “cam kapı” koydu ve tabii bu tirajıkomik olayı da mutlaka paylaşmalıydım sizinle. Aşağıdaki fotografta Numune Hastanesi’nin Nükleer Tıp bölümü olduğu arkadaki duvarda bulunan ibareden anlaşılan, girişinin fotografını görüyorsunuz. Buradaki, girş kapısının üzerinde ilk defa bakışta, “Herhâlde bölüm’ün ismi filan yazıyordur” gibi bir intiba uyandıran ve yok sayılan, ama her cama ısrarla ayrı ayrı tekrarlanmış koca koca harflerle “Dikkat Cam Yüzey” yazıyor. Ve tabii kapıda da ayırca, her kapı panelinde bile tek tek “Dikkat Cam Kapı” yazıyor. Evet evet, şaka değil, 100% gerçek. Buyrun bu da resmi.

numune-hastanesi-nukleer-tip

Birden bakakaldım, 4-5 saniye kadar. Sonrasında birleştirince, tahminim “buraya bir iki yapışan vatandaş olmuş veya hatta bu yapışmalar sonucu bu cam kırılmış bile olabiliré diye düşündüm. Sonuçta Hastane yönetimi de, düşünmüş ve böyle bir çözüm üretmiş! Ancak bu çok komik değilmi, sizce de? Taşra’dan gelen insanlarımızın çoğu okuma yazma bilmez, bilenleri de zaten pek okumaz, hadi bu yazıyı görse bile o anda ünite’nin ismidir diye de düşünüp önemsemeden geçer gider zaten. Bence buradaki, güya uyarı mahiyetindeki yazılar, tamamen amaçsız ve tirajıkomik yurdumdan bir manzara oluşturmuş, o kadar. Üstelik bu manzarayı yaratanlar bu sefer “Tıp” insanlarımız, hem de “Nükleer” yani, boru değil !

Eğer amaç inşaat yapımında takılan camlarda kullanılan “çarpı işaretleri” gibi cam kazalarını önlemek ise bu yazı yerine cama bir amblem filan koysalardı, o da aynı işi görürdü bence. Yoksa bu yazılar hikaye, ve gerçekten de gülünç olmuş.

İşin pozitif tarafından bakarsak ta; Bir komik anım var artık, Numune Hastanesi ile ilgili.. Bu da bir şey tabii…

GIRGIR’dan Olimpiyat Afişi ile Gönderme

Paylaşayım istedim. Türkiye’deki mizah dergilerinin gücü bence burada ortaya çıkıyor. Hazin bir olayı bile mizahi bir dille ve üstelik resimli olarak anlatabiliyorlar. Teşekkür ediyoruz.

gırgır-istanbul-olimpiyat-afişi

Panora Yüzme Havuzu açıldı !

Havaların sıcaklaması ile birlikte, yeni dilenme sektörü olan mendilcilerin çocukları için fıskiyelerle donatılan özel yüzme havuzu açıldı. Çocukların mutluluğu ise görmeye değerdi 🙂 Hayırlı olsun.

panora-yuzme-havuzu

panora-yuzme

 

Gezi Parkı Direniş Afişleri Ankara Mezuniyet Törenlerinde

Türk genci’nin de mizah yeteneği ve yaratıcılığı ile direnişimiz bile eğlenceli ve komik. Yeni gençliğe güveniyor, onları seviyor ve başarılı işlere imza atmalarını yürekten diliyoruz.

mezuniyet-gezi-direnis-afisleri0

mezuniyet-gezi-afisleri1

mezuniyet-gezi-direnis-afisleri2

mezuniyet-gezi-direnis-afisleri3

mezuniyet-gezi-direnis-afisleri4

mezuniyet-gezi-direnis-afisleri5

mezuniyet-gezi-direnis-afisleri6

mezuniyet-gezi-direnis-afisleri7

mezuniyet-gezi-direnis-afisleri8

Türk insanı’nın takıntıları

Türk insanı olarak bizi diğerlerinden ayırd eden bazı takıntılarımız var. Hepimiz bunları zaman zaman yapıyoruz ama çoğumuz neden yaptığımızı bile bilmiyoruz. Bunlardan bazılarını burada bulabilirsiniz. Ne dersiniz sizin takıntınız hangisi ? Ya da hepsi mi? Eminim sizin de başka Türk insanı takıntı keşifleriniz vardır 🙂


Tozlu araçların üzerine parmakla yazı yazma takıntısı.
Tek rakibim THY


Gazete veya dergilerdeki (özellikle de bayan olan) resimlere sakal, bıyık, gözlük, sütyen vb. eklentiler yapmak.
bulmacalara-gozluk


Uzun eşşek oynamak. Her nereden edindiysek bu oyunu? Çoğu insanımızın bel ağrılarının sebebi olarak ileriki yaşlarda nükseden, adeta eşşek şakası gibi bir oyun.
uzun-essek-denizde


“Faturaları son güne bırakma” takıntısı
fatura-odeme


Otobüs koltuklarının arkasına ya da tuvalet duvarlarına yazı yazma takıntısı
cizilmis-otobus-koltugu



Ünlü biri ile kırk yıllık arkadaşmışçasına resim çektirme takıntısı.

kutsi-hayranlari-fotograf


Takım Elbise giyince ellerimizi cebe koyma takıntısı
takim-elbiseli-yasli-adam


Belediye Otobüsleri’nden, illa ki “önden inme” takıntısı.
belediye-otobusu-ici

Ağaçları oyarak genellikle aşk itiraflarımızı ya da logo çalışmalarımızı resimleme takıntısı
agaca-kalp-cizme-fenerbahce

Seyyar sektörü – Gezi’ye uydu

ankara-gezi-seyyar

TOMA yazıları

toma

Gezi parkı olaylarından en akılda kalan terimlerden biri de “TOMA” oldu. TOMA bilmeyenler için açıklayalım “Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı” nın kısaltılmış hali. Orada burada her yerde TOMA’lar ile ilgili haberler, müdahale anındaki görüntüler ile bu popülerlik arttı. Hatta o denli ki, Ankara’nın Tunalı Hilmi Caddesi’ne, “TOMALI Hilmi” şekline bir düzeltme bile yaptılar tabelada. Hâl böyle olunca da bu araçla ilgili mizah ta kaçınılmaz olarak oluştu.

 

İşte “TOMA YAZILARI”

  • Ne sıkayım abime ?
  • Beni Toma’nın yağmurlarında, yıkasınlar, yıkasınlar.
  • Tomalandım da duruldum Koştum ardından yoruldum Binlerce polis gördüm de Geldim sana vuruldum.
  • Hatalı kullandım sıkıysa ara
  • Tomaladıkça kaçan ateş böceğim misin?
  • Kurban’da Dana, Yol’da TOMA.
  • Gidişime yollar, müdahaleme çapulcular hasta
  • Tek rakibim itfaiye arabası

 

Drogba

Drogba, Gezi Parkı eylemlerinde en çok ünlü olan kişilerden biri oldu. Ünlü slogan “Sizde TOMA varsa, bizde de Drogba var”, artık resimli bir afiş oldu. Komik milletiz yahu 🙂

wehavedrogba