Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Ankara’nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak

Ankara hüzünBu tip yazıları yazmayı gerçekten sevmiyorum. Malum patlama sonrası Ankara’da herkes hüzünlü ve derin bir elem etrafı kaplamış durumda bunu rahatlıkla hissediyorsunuz O kadar ki, bir markete girdim normalde gayet güleryüzlü olan kasiyerlerin bile yüzü düşmüştü. Trafik bile bugün bir rahattı Ankara’da! İnsanlar korna  çalmıyor, sakinlemiş, içlerine dönmüşlerdi adeta! Başkentimizin son ruh durumu gerçekten de hiç iç açıcı değil ve aşikar bir tramva durumunun tüm belirtilerine sahip ! .

“Terörü lanetliyoruz !” demekten bile bıktık artık artık değil mi? Şu an yegane isteğimiz artık bu tip olayların hiçbir şehrimizde yaşanmaması.. O kadar.

Bir kadın cinayeti daha, Özgecan Aslan yaş 19

Özgecan Aslan, Mersin Tarsus minübüsçü cinayetiÖzgecan Aslan, insanlarımızı derinden üzen bu kadın cinayeti ile siyasetçiler aracılığı ile kutuplaşmışlığın verdiği gerilim yetmezmiş gibi bu sefer bir başka açıdan derinden sarsıldık.

Aslında bu kızımıza pek kadın da denmez keza sadece 19 yaşında üniversite öğrencisi bir ana kuzusu idi… Cani bir minibüsçü tarafından tecavüze yeltenildi, dövüldü, öldürüldü, parçalandı ve sonra ise yakılmaya çalışıldı.

Bu nasıl bir caniliktir, tasavvur etmek çok güç gerçekten.
Burada bence suçluların en büyüğü bu kişinin anne ve babası. Demek ki bu caniye doğruyu, yanlışı ve herşeyden öte Allah’tan korkmayı öğretememişler. Bir de yetmiyormuş gibi sonrasında yardım bile etmiş babası olacak o insan müsvettesi! Böyle babalık, yerin dibine batsın!

Ülkece çok üzüldük.

Gençlerimizdeki bu açlığın bir nedeni de aslında daha önceki yazılarda belirttiğimiz ve Ankara’da da olduğu gibi bazı belediyelerin ilk icraat olarak genelevleri kapatmaları. En azından bu tip yerler bu açlığı bir şekilde gidermenin yerleriydi. Çağdaş ülkelerde bu tip açlıklar daha az ve bu tip cinayetleri nadiren görüyoruz keza burada kontrollü olarak bu tür oluşumlara izin veriliyor ve verilmesi de lazım. Özellikle de bizim gibi erkek egemen toplumlarda bunlar bir nevi “dejarj merkezleri” olabilir. Güzel, nezih, temiz olduktan sonra ve sağlık kontrolleri yapıldıktan sonra neden olmasın. Sırf bu nedenle sadece 1 kadınımız bile tecavüzden kurtulsa buna değmezmi, sizce?

Muhafazakâr toplumlar usülen buna karşı çıkarlar ama en çok fuhuş bu tip toplumlarda vardır aslında. Örneğin şu anda Ankara’da fuhuş artık her yerde. Güvensiz, kontrolsüz, hastalıklı fuhuş çoğu illerde de artık sokaklarımızda. Bunların reklamlarını kaldırımlarda, saat 12’den sonra ise cismen her gün görebilirsiniz.

Özellikle erkeklere sex eğitimi mutlaka verilmeli. Yanlışlar, doğrular çekinilmeden, üstü kapatılmadan ayan beyan izah edilmeli. Bu evlenen çiftlere de sonrasında lazım keza aile içi tecavüzler de ülkemizde çok yaşanan ve hiç bahsedilmeyen konulardan biri. Çoğu kadınımız her gün kocası tarafından tecavüze uğruyor ancak bunu dile getiremiyor. Böyle mutsuz kadınların olduğu bir toplumda yaşıyoruz ne yazık ki!

Eğitim Şart.

Evrilmemiz, çağdaşlaşmamız, eğitimimizi de acilen belirli düzeye getirmemiz gerekiyor. Yoksa daha çok kadınımız ölür, öldürülür veya işkence gördüğü bir evliliğin içinde bulunmak zorunda bırakılır.

BlogAnkara olarak, Özgecan Aslan’a Allah’tan rahmet diliyoruz. Namusu uğruna canını vermiş bir toplum şehidi olarak onu cennete uğurluyoruz. Bu cani ve ona yardım/yataklık edenlerin de ibret verici bir ceza almalarını yürekten diliyoruz. Takdir yargınındır.

Gülen Gözlü Çocuk

ali-ismail-korkmazAli İsmail Korkmaz.

Koşarken önünü kesenler tarafından yakalanıp, gerekirse kelepçelenip, ekip arabasına konulmak yerine, sövüldü, dövüldü ve öldürüldü. Üstelik olay sırasında çekilen kamera kayıtları canlı canlı tüm Türkiye genelinde izlenmişken (hatta kolluk güçlerinin “kamera kayıtlarını silin” şeklinde bir ses kaydı bile varken) mahkemenin kararına göre failler sadece 4-5 yıl yatıp çıkacaklar, hepsi bu! Yargının takdiridir, saygı duyuyoruz ancak milletin vicdanı buna razı gelmedi ve dün gece Ankara’da ve yurdun genelinde olaylar çıktı. İnsanlar bu karara itiraz ettiler, TOMA’lar eşliğinde, gaz bombalarının yarattığı sisin ambiansı ile serbest koşu yaptılar gece boyunca, özellikle de Ankara ve İstanbul’da! “Paralelin işidir! İnlerine girince onlar da inlerden çıkıp sokaklara dökülmüş olsalar gerek!” kıvamında yayınlar yaptı bazı kanallar bu sabah. Ya da paralel olmayan medya “bunların çoğu muhalefet partilerinin adamlarıdır, parayla eylem yaptırılıyordur” şeklinde beyanlar bile yayınladılar.

Benim en çok takıldığım ise annesinin “keşke oğlum vurularak öldürülseydi” sözü oldu. Gözlerim yaşardı resmen. Keza sadece 19 yaşında olan oğlunun abileri yaşında bir grup tarafından bir nevi linç edilerek, acı çekerek öldüğünü bilmek, vurularak ölmesinden çok daha elim bir olaydı.

Ne diyelim. “Paralel! Türk Milleti” adına üzgünüz. Gülen gözlü çocuğun adaleti bu dünyada olmazsa elbet öbür dünyada tecelli edecektir. Bunu yapanların vicdanları ise 4-5 yıl yatıp çıktıktan sonra bile hep kara kalacaktır.

Atam Cinnetteyiz!

atam-cinnetteyiz-ataturkun-bustunu-koparan-işid-militanı

Venezüla’ya gidesim ve adamı öpesim geldi.

Nicolas_Maduro-venezüela-devlet-baskani-filistin

Venezüla Devlet Başkanı Nicholas MADURO, şimdiye kadar Türkiye dahil hiç bir ülke liderinin cesaret edemediği ve apaçık tırstığı İsrail’e direk girmiş. Tüm ülkelerin ve özellikle Arap ülkelerinin en başta biribirlerine hainlik etmemesi ve bu katliamı durdurmasını biz de yürekten diliyoruz. Maduro’nun sözlerini aynen yayınlıyoruz.

Filistin halkına yapılan katliama seyirci kalmak bana acı veriyor. Artık ölümlere alışmışlar. Dünya katliam karşısında kör ve sağır olmuş! Çoğu korkak liderler de resmi bir yazı geçip olaylardan üzüntülerini belirtip kınıyorlar, o kadar. “Saldırıyı lanetliyoruz” sadece bu. “Çok endişe duyuyoruz” bir de bu. Mesele bitiyor onlar için. Yeter be artık yeter! Venezuela artık yeter diyor.”

Yerin dibine batsın resmi açıklamalarınız! Yerin dibine batsın uluslararası protokolünüz! Artık harekete geçmelisiniz. Filistin halkının katillerine cevap vermelisiniz. Durdurmalısınız! Venezuela Devlet Başkanı olarak size sesleniyorum; Yeter artık! Resmi açıklamalarınızdan öteye gidemiyorsunuz, o kadar. Ses tonumdan dolayı kusura bakmayım çok derinden konuşuyorum. İçimde saklı olan acı ve öfke beni bu şekilde konuşturuyor.

Filistin’den Müslüman, Hıristiyan ve farklı dinden ve kültürden insanlar var. Çağrım bölgedeki Arap halkına ve liderlerine; Ne zamana kadar katliama sessiz kalacaksınız? Filistinli kardeşlerinizin katliamını izlemeye devam mı edeceksiniz? Arap halkları ne zaman uyanacak? Ve Arap liderleri. Ne zaman uyanıp Filistin halkının sesine ses vereceksiniz?

Kınıyoruz.

Çocukları bile bile öldüren gözüdönmüş, iğrenç İsrail terörünü lanetle kınıyoruz.
İnsanlığını parayla satan, sessiz kalan tüm ülkelerin ve İsrail’in Allah hem cezasını hem de belasını verecektir.
Lütfen bu Ramazan ayında Filistin’de ölen çocuklara ve ailelerine dua edelim. Diliyoruz ki, Allah onları korusun ve yeni ölümler engellensin.
gazze-israil-katliami-ramazan-2014

31 MAYIS Gezi Demokrasi Bayramı Kutlu ve özellikle MUTLU olsun.

gezi-demokrasi-bayrami

Bir Ankara’lı Ethem Sarısülük ve tüm gezi şehitlerimizi anıyoruz. 31 Mayıs Kutlu Olsun.

Soma 13 Mayıs 2014 – Yastayız

Soma, Manisa grizu patlaması yas

Ergenekon: Hayaldi, hayal kaldı !

hayaldi-gercek-oldu-akparti-geyik-inek-icti

Dünkü tahliyelerle artık Ergenekon ismi verilen tamamı hayal ürünü olduğu ortaya çıkan soruşturmada tutuklu olan neredeyse hiç kimse kalmadı. Peki eğer durum böyleyse 6 yıl yatan Tuncay Özkan, yine bir o kadar yatan Doğu Perinçek, 4 yıl yatan Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, çeşitli Orgeneraller vb. diğer insanlarımız neden bu kadar yıl tutsak kaldılar ? Akla ilk olarak bunun planlı yapıldığı geliyor, bu şekilde bazı lider vasıflı insanları susturmak ve bastırmaktı belki de amaç! Birkaçını uyduruktan delillerle içeri al, diğerleri de korkudan bir şey yapamasın düşüncesi! Bu da akla eski ve ünlü “İkisini sallandıracaksın, bak bir daha yapıyorlar mı?” mentalitesini getiriyor.

Gezi olaylarında da yine bu mentalite tezâhür etti. Orada da, dün ölen Berkin Elvan’la birlikte 7 can yok edildi. Bir çok genç insanımız da kör oldu. Hâlbuki Berkin o Pazar günü evinden sadece kahvaltı için ekmek almaya gitmişti, ama dönmedi… dönemedi.

berkin elvan öldü

7 genç insanımız, değişik şehirlerde bir nevi gözdağı amaçlı kullanıldı, ibret olsun diye yandaşlar tarafından adları anılmayarak unutturulmaya çalışıldı. Halk sindirilmeye, korkudan yürüyemez, konuşamaz, yazamaz duruma getirilmeye çalışıldı. Geçenlerde televizyonda bir kadın “Atatürk’ün askerleriyiz” diyen yeğenine tokat atarken görüntülendi. Sonra anlaşıldı ki, amacı yeğenini koruma içgüdüsü imiş. Birden bire savaş çıkmışçasına bir ortamda kalan kadın, korkudan bağrışırken, yeğeni yüzünden bir de tutuklanmaktan korkarak refleksle, Atatürk lehine slogan atan yeğenine tokat atmıştı! Artık, korkunun boyutu  insanlarımızın içgüdülerine bile o denli yerleşmiş ki, teyzeniz bile bundan etkilenip sizi tokatlayabiliyor, yani o derece! Halk şu an korkuyor! Yazmaktan, çizmekten, konuşmaktan, telefon etmekten, bilgisayar kullanmaktan, yürümekten ve hatta biber gazlı ortamlarda nefes bile almaktan! korkuyoruz. Bu tip korkular sadece özgür ve demokratik olmayan ülkelerde yaşanırdı ve biz de bu ülkelere bakıp “bizde böyle şeyler olmaz” diye böbürlenirdik yıllar evvel değil mi? Hey gidi günler!

Ergenekon’da tahliye olanlar şimdi haklı olarak benim yok edilen yıllarımın hesabını kim verecek veya kim soracak diye düşünüyor. Hukuk sistemi’nin durumu malûm, siyaset/cemaat ikileminde doğru savcı veya hâkime rastlamazsanız kendinizi her an kodeste bulabilirsiniz. Bu da en korkulanı bence. Eminim ve mutlaka bir gün, bu haksızlıklara yol açanlara hesap hukuk nezlinde sorulacaktır, hiç kimse merak etmesin ve bunu da hep beraber göreceğiz. Yeter ki biz o kul hakkı yiyen gafillere, onların bize davrandıkları gibi davranmayalım, dürüst ve hakkaniyetli olalım ki, onların durumuna düşmeyelim.

Çok kalmadı, 30 Mart’ta seçim sandığı ortaya konacak. İnsanlarımız belki sadece yerel yönetimleri seçecekler ama bu seçim çok şeyi değiştirecek. Tek korkum, seçimden sonraki günler. İtirazlar, çalınan oylar, eklenen hayalî seçmenler ve sonucunda ülkemde yaşanabilecek kaos ortamı.

İnşallah ülkeme güzel günler getirecek bir seçim olur. Bu vesileyle de tüm tahliye olan ve aklanan insanlarımızı kucaklıyor ve onlara “Hoşgeldiniz” diyoruz. Daha yapacak çok işimiz var ve ülkemiz hizmetlerinizi her zamandan çok daha fazla bekliyor.

Atatürk’ün öngördüğü birinci vazifemizi yıllardır okuyup durduk, hatta ezberledik… İfâ etmemizin zamanı geldi çattı. Muhafaza ve müdafaa etmeliyiz artık, aklımızla, fikrimizle ve tabii hiç bir şekilde şiddete başvurmadan. Bugün İstiklâl Marşı’mızın yıldönümü ve M. Akif Ersoy’un bu marşta kullandığı ilk sözcük te burada manidar.

Büyük usta diyor ki, “Korkma!”.

Ankara’da öldürülen Ethem Sarısülük Metro’da arkadaşlarıyla

Bu video beni gerçekten duygulandırdı. Bir genç Ankaralı insanımız, Ethem, Gezi olaylarında diğer yitip giden canlar gibi, aşağıdaki video’da izleyeceğiniz üzere neşeli ve mutlu iken, bir Polis’in ateşi ile yok olup gitti. Dün Büyükşehir Belediye Başkanı’nı izledim, onu öldüren polislere itafen, neden “Değerli Türk Polisi, Ankara Sizinle Gurur Duyuyor” afişini astırdınız diye sordular. Geveledi bir şeyler! Bir yanda yitip giden canlar, diğer yanda susturulan medya ve bir Belediye Başkanı’nın olayı savunmak ve partisini gücendirmemek namına düştüğü durum. Tepki çeken o afiş , buydu…

Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in Ankara'da Ethem Sarısülük'ün öldürülmesinden sonra astırdığı afiş
İstanbul’da, Gezi Parkı’nın tam ortasına bu uğurda şehit edilen genç canlarımızın mutlaka birer heykeli dikilmeli diye düşünüyorum. Onları unutmamalı ve uğruna direndikleri parkı da onlara ve halkımıza yeniden armağan etmeliyiz. Ankara şehidi Ethem Sarısülük’ün eşlik ettiği ve benim de çok sevdiğim bu şarkıyı sizlerle buradan paylaşarak onu güzel hatırlamanıza katkıda bulunmak istiyorum. Yer Ankara Metrosu, Ethem ayakta ve arkadaşları ile belki de son şarkısını söylüyor.

Ruhunuz şad olsun arkadaşlar.