Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

BeyHills ve Hollywood

Yeni yapımına başlanan bir site’nin tabelası, geçenlerde İncek’ten Ümitköy’e doğru yol alırken, dikkatimi çekti. Keza bu  tabela  California civarda çekilen çoğu Amerikan filiminde bolca kullanılan bir tablo olduğundan (artık bu filimlerden nasıl etkilenmişsem) aklıma kazınmış ve hemen onu düşündürdü tabii… Sizin için çektim, önce California’da Beverly Hills’de bir tepede bulunan orjinali, sonra bunun İncek-Ümitköy hattında bir tepede bulunan Ankara versiyonu Bey Hills.

hollywood-tabelasi-beverly-hills-california beyhills-beytepe-ankara

Ankara’nın ve belki de Türkiye’nin en iyi süpermarketi, Beğendik Çayyolu

Hatırlıyorum ülkemizde ve Ankara’da bugünkü gibi bir çok alışveriş merkezi yokken, Kocatepe Camii’sinin altında bir Beğendik mağazası vardı ve buraya girince ürün çeşitliliğinden çok etkilenmiştim. Tabii sonraları bir çok güzel alışveriş merkezleri açılınca bu mağazanın bir esprisi kalmadı ve Ankara’lılar tarafından adeta Beğendik markası unutulmaya yüz tuttu, uzunca bir süre. Her ne olduysa birden bire, 4-5 ay evvel, Beğendik Mağazaları bir atılım yapmaya karar verdi ve Ankara’nın en güzel, en modern, en ihtişamlı marketini yarattılar.

Bu markette yok yok resmen. Kendi meyve ve sebzelerinizi toplayabiliyor, dilerseniz kafe’sinde harika bir ortamda çay içiyor veya süper yemeklerini çok ucuz fiyatlarla, açık büfe usülü tadabiliyorsunuz. Ben bir “Somon Izgara” aldım. Fiyatı 7.90 TL idi. Süper bir fiyat, ayrıca kola da limitsiz. Çalışanları güleryüzlü ve yardımcı, park yeri problemi yok ve müşteri rahatı için her şey düşünülmüştü, gerçekten etkilendim.

Bu mağazayı ben de (bana yakın olmasına rağmen) yeni gördüm, görmeyen Ankara’lılar ve özellikle diğer market sahiplerinin incelemesini ve feyz almasını şiddetle öneririm. Sizlere birkaç resmini çektim aşağıda…

begendik-cayyolu-ankara1

begendik-cayyolu-ankara2

begendik-cayyolu-ankara-acik-bufe

begendik-cayyolu-ankara-cafe

begendik-cayyolu-en-iyi-supermarket-ankara

Suriye’li sığınmacılar Çankaya’da

Suriye iç savaşı nedeniyle bildiğiniz gibi ülkemize bir çok Suriye’li göç etmek zorunda kaldı ve bu göç zor koşullarda halen devam ediyor. Bu insanların çoğunluğu yardıma muhtaç durumda. Paraları yok, çocukları çok ve vatanları yok. Bu nedenle ülkemizin bir çok noktasına dağılmış durumdalar. Ben “Ankara’ya fazla gelmezler keza bu tip insanlar öncelikle deniz kenarı yerleri tercih ediyorlar” diye düşünürken bir arkadaşımın bahsi üzerine merak edip onun çektiği aşağıdaki resmin olduğu noktaya bir gezi düzenledim.

suriyeliler-ankarada

Bu alan malumunuz, “Gecekondu Sahipleri Spor” ile “Belediye Spor”un boks ve güreş maçları ile ünlü bir noktamız . Artık, burada yeni seyircilerde var ve bunlar savaş’tan kaçıp ülkemize sığınan Suriye’liler. Buradaki gecekondulardan yarı yıkık veya terkedilmiş olanlarına yerleşmişler, bazıları ise çadır kurmayı tercih etmiş tabii, yer kalmayınca. Bu insanların çoğunun çöpten karton, kağıt ve plastik madde topladıkları anlaşılıyor, keza buradaki çöp ve pislik kokusu ile birlikte karton yığıntılarını ve pet şişe vb. yığıntılarını görmemek imkânsız.

Kış geliyor, bu insanlara mutlaka yardım edilmesi lazım. Özellikle de Bayram’ın geliyor olması en azından yardımsever insanların onlara biraz da olsa iyi yüzümüzü göstereceğinin müjdecisi. Ancak sonrasında da onların barınma sorunları, Kış’ın ve Vadi’nin soğuğu ile çok daha hazin bir durum alacak. Etrafta bir çok Suriye’li çocuk gördüm, onların özellikle korunması, okullarına devam etmeleri ve sıcak bir yuvaları olması gerekir.

Buradan Çankaya’da oturan ve durumu nispeten iyi olan insanlarımıza sesleniyorum. Zekât vermek, yardım etmek vb. işleriniz için Afrika’ya gitmenize artık gerek yok. Çok daha yakında, yardıma muhtaç bir dolu insan var, adresleri de Çankaya Vadi 4. Etap (Vadi kenarı) gecekonduları. Lütfen bu insanlarımızın ihtiyaçlarına eğilelim ve onları en azından ülkelerindeki durum düzelene kadar Ankara’mızda insan onuruna yakışır bir şekilde ağırlayalım.

Sevgili Atatürk Ankara’yı bizim bu misafirperverliğimiz için de, Başkent ilan etmişti vakti zamanında, bunu lütfen unutmayalım.

Ankara Çayyolu’nda örnek güzellikte küçük ve şirin bir AVM

Bu alışveriş merkezi Ankara’da yeni bir hareketi başlatan bir yapı. Kapalı değil açık bir mekânda ve her tarafı güzel heykeller, havuzlar ve harika bitkiler ile süslenmiş örnek bir yer. Tesadüfen bulunmuşken sizlere de burasının resimlerini çekeyim istedim. Keşke tüm Alışveriş Merkezleri böylesine yatay, açık ve bu denli güzel olsa. Buradaki tek sorun havuzların içlerinin boş olması idi, ama o da heralde merkez tam anlamıyla açılmadığındandır diye düşünüyorum.

Hilmi Barlas ismi verilmiş,  diğer bir ismi de City Park Alışveriş Merkezi.

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-1

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-3

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-2

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-4

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-5

citypark-cayyolu-hilmi-barlas-alisveris-6

Ankara’nın en modern ve güzel camisi

ankaranin-en-guzel-camisi

Tavacı Recep Usta, maceram.

Burayı hep merak ediyordum, bir türlü fırsat olup ta gidememiştim. Geçenlerde Çayyolu şubesinde yemek yedim. Tavacı Recep Usta, “Tavacı” bölümünü tabela da ufak yazdığından ve ben de bu ibareyi aradığımdan bulmam biraz zor oldu, ama aslında çok ta kolay bir noktadaymış. Alacaatlı köyüne doğru giderken Ümitköy merkezden solunuzda kalan ufak bir iş merkezi var. Leman Kültür’ün ve Uludağ kebapçısının hemen arkasında kalıyor.

Neyse içerisi çok güzel dekore edilmiş. Otel resepsiyonu gibi bir yere giriyorsunuz, oradan biri sizi karşılayıp oturtuyor. Bahçesi de süper yeşil ve konforlu, içeride ufak fıskiyeli havuzlar bile var ve bunlar sıcak günlerde güzel bir serinlik katıyor. Çocuklar için yüzen ördekler ve oyun parkı da düşünülmüş. Garsonlar gayet samimi, hâl hatır soruyorlar. Bu da gayet iyi.

tavaci-recep-usa-cayyolu-umitkoy

Yemek siparişi vermek için menüyü istedim, geldi. Menü de tüm sunulanların güzel birer resmi ve açıklaması var ve bence bu da güzel düşünülmüş, keza bir çok lokantada bazı yemeklerin resimleri vardır, diğerlerinin yoktur ve siz bir risk alırsınız. Burada risk yok ve gördüğünüz şekilde de sunuluyor. Sadece “Bostane” adını verdikleri salata menü de çok ihtişamlı ve bol cevizli duruyordu, ama getirdikleri ikrâm olarak getirilen porsiyonu sizin için çektim. İkisini de buradan karşılaştırabilirsiniz.
tavaci-recep-usa-bostane-salatasi

Pek alakası yok değil mi? Menü’yü incelerken birden farkettim, fiyatlar menü de yok. Bu beni “Acaba fiyatlar korkunç olduğu için mi, yok?” diye düşündürmedi değil! Hemen garsonu çağırdım ve bana bir fiyat listesi getirmesini söyledim tabii. Adama bu soruyu daha önce hiç kimse sormamış gibi biraz durakladı, ama 10 dk kadar sonra bir A4 kağıdı getirdi bana, bilgisayardan almış söylediğine göre. Yani fiyatlar devamlı değiştiğinden heralde ki (Borsa gibi), burada da menü de fiyat kullanmıyorlar 🙂 Bu fiyat listesini aşağıda bulabilirsiniz. Böylece “Tavacı Recep Usta’nın fiyatları nasıl ?” diye merak edenler tek tek inceleyebilirler. Bu tabii Ankara, Çayyolu fiyatları ama Ankara’daki diğer noktalarda da aynıdır diye düşünüyorum.

tavaci-recep-usta-cayyolu-fiyat-listesi-agustos-2013

Kontrol ettim, fiyatları yüksekti. Normalde 20 lira civarında olan her şey burada 30 lira civarındaydı. Özellikle de spesiyal yemekleri (kaburga dolması, kuzu gerdan vb.) iki kişilik olarak yapılıyordu ve fiyatı 76 TL idi, yani kişi başı 38 TL. Ucuz olan hangi yemek var derseniz ben 3 tane buldum, ama 3’ü de yoktu. Evet evet. Adama tek tek sordum. “Mumbar dolması” yok, “Güveç” yok ve “Ciğer şiş” yok dedi. Sonunda ben de “Hangileri var, peki?” deyince adam birkaç birşey gösterdi de yemek yiyebildik. Değişik bir şey yiyeyim bari diye düşünüp, “Abugannuş” isminde bir yemek söyledim, geldi. Bildiğimiz Adana’nın ufak versiyonlarından 3 adet ve altında köz patlıcandan oluşuyordu bu yemek. Yani sadece ismi değişikmiş anlaşılan, yoksa pek bir değişiklik göremedim. Yemeğin tadı,sunumu ve porsiyonu gayet güzeldi. Tabii önceden gelen ikrâm adını verdikleri unsurları yerken doymuş ta olabilirim. Burada salata ve tatlılar ikrâmmış ayrıca haşlanmış içli köfte de veriyorlar (küçük birkaç tane) bunlar da aynen. Bu bence güzel bir detay, insanı iyi hissettiriyor. Ama hemen baktım adamın bana sormadan getirdiği Ayran ikrâmmı acaba diye (bu arada 4 TL ye ayran, feci pahalı). Bu ikrâm değildi, ama adam getirmişti ve ben de bundan biraz içmiştim tabii. Anlaşılan buradan bir ek giydirme yapılıyor fiyata. Bu aynı bazı kafelerin çaylarının 5 TL olması gibi tuhaf bir olay. Menü de yemek var 7 TL, ama çay 5 TL gibi. O nedenle dikkatinizi çekerse artık insanlar yemekleri ile içecek söylememeye başladılar. Hemen yeri gelmişken benim kardeşimin başına gelen bir olayı anlatayım. Bodrum da bir yere ailecek balık yemeğe gitmişler, her şeyin fiyatını sormuş ve adamla anlaşmış, balıklar gelmiş, yemiş içimişler sonra bir fiyata bakmış kardeşim, fiyat 40 TL fazla. Adama hemen sormuş bu fazlalığın nedeneni, Adam “su 10 TL” demez mi! Dört su içince de 40 TL etmiş tabii fiyat. Kardeşim herşeyi sormuş ama suyu da sormayayım diye düşünmüş, ama sormalıymış anlaşılan. Ben de sormazdım büyük ihtimâl, ama menü’nün bir köşesinde ufak harflerle bu yazıyormuş ve adam sonrasında ona da bu yazıyı göstermiş. Kavga gürültü 20 TL’ye anlaşmışlar da olay tatlıya bağlanmış. Bu nedir yahu? Ne tür bir Şark kurmazlığıdır? Bu mentalitedeki işletmelere kesinlikle karşı olduğumu zun altını burada bir kez daha çizelim. Bu bence dolandırıcılığın değişik bir yöntemi. Pavyon hesabı, 1 şampanya 1000 TL ve sonrasında da kavga kaçınılmaz tabii.

Neyse Tavacı’ya dönüş yapayım. Buradaki yemekler gerçekten güzeldi, servis te bir o kadar iyi bu arada, Ayran ve menü fiyatları saklama uyanıklığı haricinde, geri kalan unsurları sevdim. Umarım bunları da ivedilikle düzeltirler de, yüksek fiyatı verebilecek olan insanlarımız burada ne kadar hesap ödeyeceklerini önceden bilebilirler. Bu arada içeride bir çok siyasi ve ünlü insanın resimlerini burada yemek yerken görebilirsiniz. Tabii bunlarda para çok olduğundan bana pek bir referans teşkil etmiyor. Yani onlar burada yiyor diye ben de burada yemek yeme şerefine nail olmak istemezdim, ama oldu bi kere. “Bir daha gidermiyim?” diye sorarsanız. Büyük ihtimâl gitmem. Belki bir kez daha, sadece bir iyileşme olmuşmu diye, takip amaçlı gidebilirim. Bakalım. Eğer gidersem buradan paylaşırım merak etmeyin.

“Bas-Aç” Çankaya’da yeni çöp atma hareketi

Çöp kovaları Türkiye genelinde Belediyeler tarafından ihmal edilen unsurların kanımca en başında. Ankara için konuşursak, en yoğun yerlerde mesela Kızılay’da veya Tunalı’da yürürken elinizde çöp ile gezer durur, bir çöp kovası bulamazsınız. Ülkemiz ne yazık ki henüz buna bir çare bulamadı. Çöp kovalarının sayısı az olunca da bunlar ya ağzına kadar dolu olduğundan insanlar üzerine şu ünlü çocuk oyunu “Jenga” misali biri tümünü devirene kadar yığıntı yapıyorlar, ya da işyerlerinin dışarıya çıkardığı poşetli çöplerin üzerine veya yanlarına çöplerini bırakıyorlar.

Ankara’da yaşayan bir vatandaş olarak kendi başıma da sık sık geldiğinden, çöp kovaları her zaman izlediğim unsurlardan biridir. Son günlerde bu konuda güzel bir yeniliği keşfettim ve bunu sizinle paylaşmak istiyorum. Çankaya Belediyesi yeni bir konteyner çöp bidonu geliştirdi. Geliştirdi diyorum çünkü bu yeni konteynerlarda bir otomatik açma kolu bulunuyor. Bu kol sayesinde örneğin elinizde bir çöp varsa çok ağır olan bu kapakları açmakta zorlanmadan ayağınızla açabiliyorsunuz. Bu bence aynı zamanda daha hijyenik te bir hareket keza çıplak elinizle dokunmaktansa ayağınızı kullanıyorsunuz. Bu konteynerların eskisinin resmi arşivimde vardı (aslında hala da kullanılıyor, daha tümü değişmemiştir sanıyorum), sizin için bir de yenisinin resmini çektim. Aradaki farkı böylece daha net görebilirsiniz.

cankayabelediyesi-copkonteyniri-eski

cankayabelediyesi-copkonteyniri-yeni

Bu gelişme gerçekten güzel ancak, tek handikap şu: Ya çöpçüler bu konteynerların içinden çöpü aldıktan sonra kapaklarını kapatmadan bırakırlarsa. Ya da bu konteynerlar büyük ölçekli olduğundan genellikle apartmanların önüne koyulacağından çoğunlukla bunları apartman kapıcıları kullanacaklardır. Ya bu kapıcılar kapağı eski alışkanlık ile sonuna kadar açıp sonra kapatmazlarsa ?

Konteyner’ın üzerine kırmızı olarak “Bas-Aç Kapak” yazmaları iyi bir eğitim ama, çöpçülerden başlamak üzere insanlarımızın buna alışması biraz zaman alır, kanımca. Keza bugün yolda dikkat ettim gördüğüm bu yeni Bas-Aç kapaklı konteynerlardan birçoğunun kapağı sonuna kadar açıktı. Bence belki bu sonuna kadar açık durumda olan kapakları da yine değmeden kapatmak için bir başka “Bas-Kapa” kolu da geliştirmek gerekecek ama, benim Ankara’lılardan ricam bu tip kapağı açık olan konteynerları gördüklerinde ya kapatmaları, ya da açık bırakanları uyarmaları olacaktır.
Toplumcu Belediye sloganını hakeden bu yenilik için Çankaya Belediyesi’ne teşekkür etmek gerekiyor. En azından bu tip bir yenilik yapmayı düşünmüşler, bu bence çok duyarlı bir davranış. Umarız aynı duyarlılığı ve yenilikleri insanların yoğunlukla kullandığı alanlarda ve daha ufak çaplı çöp kovaları için de ivedikle gösterirler.

Bu binayı tanıyan var mı ?

bina1

Bu binayı Eskişehir yolundan geçiyorsanız her gün görüyorsunuzdur. Hele özellikle gece geçiyorsanız görmemeniz için kör filan olmanız lazım resmen.

Şimdi size soruyorum bu bina ne binası ?

A- otel
B- eğlence merkezi
C- gazino
D- ordu evi
E- bakanlık binası

SORUMUZUN CEVABI AŞAĞIDA

aşağı ok

Doğru cevabı merak ediyorsunuzdur eminim. Sıkı Durun !!

Aşağıda binanın üzerinde ihtişamlı bir şekilde yazısı ile bol led ışıklı bu bina TC. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı. Evet evet. Çoğunuz bilememişsinizdir diye düşünüyorum. İlginç ölçüde süslü bir yapı bir bakanlık için değilmi ?

Yorum sizin. Binanın orjinal hali aşağıda.

gumrukveticaretbakanligi