Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

İsveç’te bir Angaralı :)

Gumrukk.tv dolandırıcı firma uyarısı-GümrükTV

İnternet dolandırıcılığı her geçen gün artıyor arkadaşlar. Bunun için lütfen hangi internet sitesinden ürün aldığımıza lütfen dikkat edelim. Öncelikli kural, “eğer bir şey çok ucuzsa bir bit yeniği mutlaka vardır”. Hiç bir legal firmanın aynı ürünü çok ucuza (özellikle yarı fiyatından bile az) satmalarının imkânı yoktur. Ayrıca lütfen kredi kartı numaranızı bu tip firmalara hiçbir şekilde vermeyin. Eğer yapıyorlarsa kapıda ödeme seçeneğini seçin, en azından ürünü kontrol eder gerçekse ödeme yaparsınız. Tabii dolandırıcı olan firma size “biz o tür bir ödeme kabül edemiyoruz” diyecektir.

gumrukk.tv, gumruk.com, dolandırıcı firma

Gumrukk.tv (gümrük tv) alan adını kullanan ama sitede “Gumruk.com” şeklinde yazan bu firma tarafından dolandırılan çok yakın arkadaşımın başına gelenleri hem bundan sonra kimse kazıklanmasın hem de ibret olsun diye sizinle paylaşayım.

Arkadaşım Televizyon ararken bu firmayı bir şekilde internet üzerinden buluyor ve buraya öncelikle telefon ediyor tabii bu üstte verdikleri telefonu direkt bir mesaj merkezi havası verilmiş bir makina açııyor sonra sizi transfer edermiş gibi yapıp meşgule düşürüyor. Siz de tabii birkaç kez denemeden sonra vazgeçip başka bir iletişim kanalı ararken orada genellikle “mesaj bırakın sizi arayalım” şeklinde yazan bölgeye tıklıyorsunuz ve istediğiniz televizyonu ve sizi aramaları için telefonunuzu ve isminizi bırakıyorsunuz. Telefonunuzu eline geçiren dolandırıcılar size sanki gerçek bir firmadan arıyormuş gibi dönüş yapıyorlar ve siz “bu ürünler neden bu kadar ucuz?” diye sorunca da bunların gümrük fazlası olduğunu ve bunun için ucuza sattıklarını filan söylüyorlar. Siz tabii nasıl sipariş verebilirim diye sorunca oltaya düşüyor ya kredi kartı numaranızı telefonda veriyorsunuz, ya da formlarından sözde satın alır gibi yaparken buraya giriyorsunuz. İki türlüsünde de kredi kartınızın tüm bilgileri güvenli olmayan bağlantıdan direkt bu hırsızların eline düşüyor. Arkadaşım bunlara kredi kartı bilgilerini veriyor ve aslında fiyatının 3 katı fazla olması gereken televizyondan sipariş veriyor, üçte bir fiyatına! Anında kredi kartından televizyonun fiyatından çok daha fazlası üstelik te “KLIKSA” adı altında Sabancı’nın internet firmasının ismi kullanılarak çekiliyor. Tabii arkadaşım bu olaya uyanmadan önce telefonu kontrol etmek için onların size iletişim formuna yazdıktan sonra geri dönüş için kullandıkları 0 537 064 61 32 no’lu paravan telefondan arıyor ve onlar da açınca güvenilir insanlar bunlar zannediyorsunuz. Çünkü oltaya gelenlerin telefonunu kaydedip parayı çekmeden önce ne zaman ararsanız hemen açıyorlar ve güven telkin ediyorlar ama parayı çektikten sonra sizi telefondan engelliyorlar ve hiçbir zaman bu telefon açılmıyor artık. Paranız da tabii buhar oluyor.

Buradan uyarıyoruz lütfen internetten bulduğunuz her fiyata ve tabii her siteye güvenmeyin. Buna benzer bir siteyi herhangi bir dolandırıcı insan 200-300 TL’ye çok rahat yaptırılabilir.

Web sitesini incelediğimde adamların güven sağlasın diye kullandıkları taktikleri üstteki sitenin ekran görüntüsü üzerinde sizin için işaretledim.
• Sitedeki sosyal ağların hiç biri çalışmıyor keza bu hesaplar aslında zaten yok, yani çalışmaması normal ama burada inandırıcılık arttırılsın diye konulmuş.
• Telefon ise arayınca büyük bir firma imajı vermek için telesekretere bağlanmış ve 0850 ile başlıyor ama sonrasında her nasılsa meşgule düşüyor.
• Web sitesinden canlı destek varmış gibi görünüyor ama kimseyle konuşamıyorsunuz burası üzerinden.
• İnandırıcılık artırılsın diye “bayi girişi” var. Ama bayi filan yok tabii ortada. Siz bunu görünce “adamların bayileri bile var ben direkt alıyorum” şeklinde sevinesiniz diye yapılmış bu.
• İletişim formundaki adresleri ise “Hamza bey girişi no:2-4 Kapıkule Sınır Kapısı – E D İ R N E” şeklinde yazılmış, hesapta gümrük kapısı hissiyatı versin diye özellikle seçilmiş. Tabii böyle bir adres yok.
• Buradaki tüm ürünler dehşet ucuz, normal fiyatının üçte biri fiyatında ve tabii görünce inanamayıp hemen almak istiyorsunuz.
• Altta telefonla bilgi hattı yazıyor altında telefon yok.
• Güvenli alışveriş diyor, tamamen yalan.
• 24 saatte kargo diyor tabii kargo filan da yok aslında keza ürün yok ortada.

“Lütfen dikkat “Gumrukk.tv” paravan ismiyle sadece internet üzerinden çalışan
bu firma kesinlikle dolandırıcı bir firmadır

Hayat Bayram Olsa

Uzun süredir izlediğimiz en pozitif ve mutlu seçim reklamı olduğu için

bu video’yu 2014’ün en iyi seçim reklam videosu seçiyoruz.

Şenay’ın 70’li yıllarda çok popüler olan şarkısı ile CHP’nin Büyükşehir Belediye adayları söylüyor.

Hayaldi, Gerçek Oldu. Twitter Kapatıldı!

twitter-turkey-bannedÖnce size bu haberi ilk duyduğumda verdiğim tepkiyi, vereyim “Yuhhhh”. Keza gerçekten inanılacak gibi değil! Ne çektin be yurdumun genci! Üniversite sınavları, YÖK, vizeler, toplu taşım eziyeti, parasızlık, işsizlik, evde bari bir iki siteye bakiyim, twit atiyim de rahatlıyayım diye artık düşünmene de gerek kalmadı, televizyon, gazete desen zaten “Alo Fatih”e bağlı! Kıssadan hisse, edebinle otur, sesini çıkarayım, hele ki twit atıyım filan, hiç düşünme bile! Twitter’dan örgütlenip te başımıza iş mi açıcan! #occupygezi filan, boş işler bunlar. Çapulcu’mu olucan başımıza! Eğer vaktin varsa extradan namaz kıl, hükümetimize yat kalk dua et veya tv’yi aç hükümetin vaazlarını dinle. Evden okula, okuldan eve, evden okula … Derslerin dışında hiç bir şeyi görme, işitme, konuşma!

Durum bu! Artık, Dünya’da 5. olduğumuz bir özelliğimiz daha oldu, bu vesileyle! Twitter’ı yasaklayan 5. ülke olduk. Övünürmüyüz, dövünürmüyüz bilmem artık! Mübarek olsun. Yalnız burada ben en çok Sn.Başkan Melih Gökçek’e üzülüyorum keza bu mecrada hatırı sayılır bir ünü vardı! Ama tabii ne yapıcan, emir demiri keser… Bakalım sırada hangi sansür var, başka hangi hayallerimiz daha gerçek olacak! göreceğiz. Böylece Çin, Kuzey Kore, Mısır ve İran’dan sonra twitter’ın kuşunu kafesleyen ama bu arada çağdaş ve demokratik geçinen ilk ülke de oluverdik. Ne mutlu!

Ama bi dakka! Bence yanlış bir istihbarat var! Bu tapeler en çok youtube üzerinden yayılmıyormuydu, yahu? Twitter’dan bildiğim kadarıyla, en son şu eski bakan Egemen Bağış’ın “her Cuma, bir sure salla” olayı çıkmıştı. Ama bunun dışında Gezi olaylarından bu yana başka bir vukuatı yoktu zavallı mavi kuşun. Yanılıyor muyum?

Üzüldüm gerçekten. Güzel Ülkem’in özgürlükleri adına, bir kara leke oldu bence.
Twitter’a veda şiirim ve son twit’im de buradan olsun 🙁

Twit, twit, örgütlendin,
Tapeleri dillendirdin,
Başımıza çorap ördün,
Ama şimdi kafeslendin!

Kolaaaa.. Cola Turkaaa, görüntüsü amele! kola

colaturka-yeni-tasarim

Amerika’da okurken 2003 yılı civarında “Cola Turka” reklamları, Amerikan Komedi aktörü Chevy Chase ile çıkış yapmıştı, Amerika’da olmanın verdiği vatan özlemi ile de birleşince, oraya bile yollanan Cola Turka’ları arkadaşlarla kapışmıştık, Boston’da bir Ermeni marketinde bulunca hiç unutmuyorum. Ama o “gaz” yaklaşık 6 ay filan sürdü. Aradan tam 10 yıl geçti ve bugünkü geldiğimiz noktadayız ve durum da oldukça kötü. Yenildik yani bir nevi, Amerika’lılara yine ve yeniden, hem de doğru dürüst bir savaş bile vermeden.

Cola Turka o günden bu yana kendini yenileyemedi, tadını yenileyemedi, reklamları ise neredeyse yok gibi. Geçenlerde yeni bir şişesi çıktığını görünce heyecanlandım ve aldım bir tane. Bu şişe gerçekten de daha asil duruyordu. Ancak bunu ve Cola Turka ürünlerini genel olarak bulmak gerçekten çok zor. Bazı marketlerde hâlâ eski tip 1 litrelikler dolaşıp duruyor, 2 litrelikleri ise pek yok, yahut Çankaya civarında fazla rağbet görmüyor da olabilir. Bu yokoluş nedendir bilemiyorum ama, stratejik bir yanlış yapıldığı aşikâr bence.

Türkiye’nin bir kolası olması lazım ve Cola Turka da bu konuda güzel bir isime ve olanaklara sahip. Bence Ülker’in artık bu konuda bir atılım yapmasının zamanı geldi de geçiyor bile. Milli Kola’mızı bize yeniden sevdirmeli diye düşünüyorum. Yoksa Amerikan firmalarına para ödemeye devam edeceğiz.

Benim beyin fırtınama göre yapılması gerekenleri aşağıda listeledim. Bunlardan birkaçı bile yapılsa sonucun olumlu olacağını düşünüyorum.
1. Kola’nın tadını müşteriye sormalı. Örnek 3 değişik (Beta) tad yapılabilir ve bunlardan hangisini seçiyorsunuz bize SMS ile iletin vb. denilebilir. Bunu teşvik etmek için de SMS gönderenlerin arasından seçilenlere ödül vb. verilebilir. Sonra da en çok beğenilen tada doğru yönelinebilir.
2. Dizayn konusunda da müşteriye sorulabilir. Kesinlike şu andaki “amele” görüntülü, berbat tasarımdan çağdaş bir sticker’a geçilmeli. Bayrağımız kullanılabilir bir yerinde ve kırmızının tonu çok daha asil bir tona getirilebilir, belki de fosforlu veya parlak, keza ambalaj çok önemli. Şişe dizaynı da bence değiştirilmeli. Bu konuda örnek alınması gereken firma Uludağ firması olabilir, her türlü ürünün şişesi çok güzel. Ülker’de “Granini” adındaki yeni meyve suyu ürünlerinde bunu görüyorum (güzel bir ananas dizaynı güzel olmuş) ama bu sefer bu meyve sularının 100% olanı yok. Demekki yapılabiliyor.
3. Daha çok ve esprili, Milli duygularımızı ön plana çıkaran reklamlar çekilebilir (Derby firmasının bir zamanlar tutan “Ali Destero” su vardı mesela, bence başarılıydı. Örneğin geçen Ramazan ayında Coca Cola bile bizim ananevi sofra yapımızı, çocuğun fırından ekmek alışın filan işlerken. Asıl Milli Kola’mız Cola Turka’dan hiç bir şey çıkmaması beni çok üzmüştü açıkçası.
4. Restoranlara ve Marketlere, Ülker’in prestijini kullanarak Cola Turka’nın empoze edilmesi ve satışı için taktiksel metodlarla öne çıkarma yoluna gidilmesi de bence etkili olacaktır. Kimi restoranda kola genelde direkt bardakta gelir ve kimse onun hangi kola olduğunu bile bilmez ve içilir. Ya da zincir restoranlarda musluklardan akan Kola kimin malı acaba? Bunu da bilmeyiz aslında veya oradaki butonlara bakmayız bile dikkatlice sadece renklerine göre kategorize ederiz çabucak.
5. Cola’nın Zero’su gibi bir “brand” çıkarılmalı ve bunun da rengi siyah olmalı, keza Zero çok tuttu ve eminim CocaCola’ya çok para kazandırıyordur. Bunun için de yine 3-4 çeşit sıfır kalorili kola çıkarılıp halka tad tercihleri sorulabilir. Bir de burada bence doğal tatlandırıcılar (pahalı da olsa) kullanılarak. “Kaliteli ve kanser yapmayan tatlandırıcılar ile sizi düşünüyoruz” mesajı verilebilir.
6. Resmi kurumlara, Bakanlıklara hatta meclise bile “Türk Malı Kola” diye empoze edilebilir ve burada sadece Cola Turka kullanılması ile damak tadı’nın Cola Turka’ya doğru kaydrılması sağlanabilir.
7. Cola Turka’nın kendi “wending machine” leri olabilir. Burada bu yeni çıkan güzel şişelerden tutun, 1 litrelik ve hatta 2 litrelikleri bile satılabilir. Şu andaki makinalar sadece teneke kutuları satarken bu güzel bir yenilik yaratabilir. Örneğin inşaatta çalışan bir işçi gidip bir markette sıra beklemektense buraya para koyup almayı tercih edecektir.
8. Türk Hava Yolları ile anlaşılıp, Anadolujet, Pegasus gibi Türk hava yolu şirketlerinin bu kolayı kullanması teşvik edilebilir.

Buna benzer daha birçok unsur var ama, burada Ülker gibi büyük bir firmaya akıl öğretiyormuş gibi olmak istemiyorum. Sadece bir tüketici olarak Milli Kola’mızı geriye kazanmak istiyorum. Çok daha kaliteli, güzel tadlı, kaliteli, Zero’lu yenilenmiş ve yeniden keşfedilmiş bir Cola Turka herkesi yeniden heyecanlandıracaktır bence.

Hooop, O zaman yeniden
“Colaaaa, Cola Turka. Sağlıklı, leziz kola. İçimi müthişşş kolaaaaaaa.”
……….

“Usta’nın Hikayesi” tam gaz devam

Sn. Melih Gökçek ve oğullarının yazıp yönettiği ve kendi sahibi olduğu televizyon kanalı AK(Beyaz)TV’de 3 Eylül’de yayımlanan, tahminen Belediye Başkanı adaylarının kesinleşmeye başladığı şu günlerde “Başbakan’ın aklında yer edelim” mentalitesi ile hazırlanmış ve Ankara’da tüm Büyükşehir Reklam Panoları’ndan cayır cayır duyurulan “Usta’nın hikayesi” isimli belgesel’in afişleri bugün ayın 10’u olmasına rağmen hâlâ yerlerinde duruyor. Anlaşılan efekti hemen geçmesin diye bu kıyağın altı özellikle çiziliyor. Bu kadar reklamı yapılınca, belgeseli 3 Eylül’de canlı olarak ben de seyrettim, gerçekten güzeldi. Sadece bunu sunan iki sunucuda da iş yoktu. Daha yaşlı ve en azından arkasına yaslanabilen oturaklı tek bir sunucu, daha iyi bir efekt verirdi bence. İşte bu programın afişlerden biri. Bugün çektim.

ustanin-hikayesi-beyaz-tv-afisi-reklam

Benzer afişler genellikle program tarihi’nin ertesinde hemen kaldırılır, ama bu heralde iyi yapıştırılmış… çıkmıyor bir türlü 🙂

Titrediler ve sevinemeden gittiler

Aslanlar dün yine Avrupa’ya güzel bir ders verdiler ve GS ruhunu herkese tekrar gösterdiler. Aslında tur atlamak değildi mesele, sadece yenmek istiyorduk ama neredeyse son uzatma dakikasına kadar oyunun uzama ihtimali ve sonrası tur ihtimali hem taraftarı sevindirdi, hem de Real Madrid’i tir tir titretti. Öyleki adamlar turu geçtiklerine sevinemediler bile.

Eee, Galatasaray bu. Yapmadığı şey değil ve bu sefer de, neredeyse yine yapıyordu. Onları ve Fatih Terim’i bu harika oyun için tebrik ediyoruz. Süpersiniz.

Galatasaray - Real Madrid