Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Ergenekon: Hayaldi, hayal kaldı !

hayaldi-gercek-oldu-akparti-geyik-inek-icti

Dünkü tahliyelerle artık Ergenekon ismi verilen tamamı hayal ürünü olduğu ortaya çıkan soruşturmada tutuklu olan neredeyse hiç kimse kalmadı. Peki eğer durum böyleyse 6 yıl yatan Tuncay Özkan, yine bir o kadar yatan Doğu Perinçek, 4 yıl yatan Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, çeşitli Orgeneraller vb. diğer insanlarımız neden bu kadar yıl tutsak kaldılar ? Akla ilk olarak bunun planlı yapıldığı geliyor, bu şekilde bazı lider vasıflı insanları susturmak ve bastırmaktı belki de amaç! Birkaçını uyduruktan delillerle içeri al, diğerleri de korkudan bir şey yapamasın düşüncesi! Bu da akla eski ve ünlü “İkisini sallandıracaksın, bak bir daha yapıyorlar mı?” mentalitesini getiriyor.

Gezi olaylarında da yine bu mentalite tezâhür etti. Orada da, dün ölen Berkin Elvan’la birlikte 7 can yok edildi. Bir çok genç insanımız da kör oldu. Hâlbuki Berkin o Pazar günü evinden sadece kahvaltı için ekmek almaya gitmişti, ama dönmedi… dönemedi.

berkin elvan öldü

7 genç insanımız, değişik şehirlerde bir nevi gözdağı amaçlı kullanıldı, ibret olsun diye yandaşlar tarafından adları anılmayarak unutturulmaya çalışıldı. Halk sindirilmeye, korkudan yürüyemez, konuşamaz, yazamaz duruma getirilmeye çalışıldı. Geçenlerde televizyonda bir kadın “Atatürk’ün askerleriyiz” diyen yeğenine tokat atarken görüntülendi. Sonra anlaşıldı ki, amacı yeğenini koruma içgüdüsü imiş. Birden bire savaş çıkmışçasına bir ortamda kalan kadın, korkudan bağrışırken, yeğeni yüzünden bir de tutuklanmaktan korkarak refleksle, Atatürk lehine slogan atan yeğenine tokat atmıştı! Artık, korkunun boyutu  insanlarımızın içgüdülerine bile o denli yerleşmiş ki, teyzeniz bile bundan etkilenip sizi tokatlayabiliyor, yani o derece! Halk şu an korkuyor! Yazmaktan, çizmekten, konuşmaktan, telefon etmekten, bilgisayar kullanmaktan, yürümekten ve hatta biber gazlı ortamlarda nefes bile almaktan! korkuyoruz. Bu tip korkular sadece özgür ve demokratik olmayan ülkelerde yaşanırdı ve biz de bu ülkelere bakıp “bizde böyle şeyler olmaz” diye böbürlenirdik yıllar evvel değil mi? Hey gidi günler!

Ergenekon’da tahliye olanlar şimdi haklı olarak benim yok edilen yıllarımın hesabını kim verecek veya kim soracak diye düşünüyor. Hukuk sistemi’nin durumu malûm, siyaset/cemaat ikileminde doğru savcı veya hâkime rastlamazsanız kendinizi her an kodeste bulabilirsiniz. Bu da en korkulanı bence. Eminim ve mutlaka bir gün, bu haksızlıklara yol açanlara hesap hukuk nezlinde sorulacaktır, hiç kimse merak etmesin ve bunu da hep beraber göreceğiz. Yeter ki biz o kul hakkı yiyen gafillere, onların bize davrandıkları gibi davranmayalım, dürüst ve hakkaniyetli olalım ki, onların durumuna düşmeyelim.

Çok kalmadı, 30 Mart’ta seçim sandığı ortaya konacak. İnsanlarımız belki sadece yerel yönetimleri seçecekler ama bu seçim çok şeyi değiştirecek. Tek korkum, seçimden sonraki günler. İtirazlar, çalınan oylar, eklenen hayalî seçmenler ve sonucunda ülkemde yaşanabilecek kaos ortamı.

İnşallah ülkeme güzel günler getirecek bir seçim olur. Bu vesileyle de tüm tahliye olan ve aklanan insanlarımızı kucaklıyor ve onlara “Hoşgeldiniz” diyoruz. Daha yapacak çok işimiz var ve ülkemiz hizmetlerinizi her zamandan çok daha fazla bekliyor.

Atatürk’ün öngördüğü birinci vazifemizi yıllardır okuyup durduk, hatta ezberledik… İfâ etmemizin zamanı geldi çattı. Muhafaza ve müdafaa etmeliyiz artık, aklımızla, fikrimizle ve tabii hiç bir şekilde şiddete başvurmadan. Bugün İstiklâl Marşı’mızın yıldönümü ve M. Akif Ersoy’un bu marşta kullandığı ilk sözcük te burada manidar.

Büyük usta diyor ki, “Korkma!”.

Leave a comment  

+5=9 doğrulama işlemi*

name*

email*

website