Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Free Press, Pes Etti, Pes !

basin-ozgurlugu-uc-maymun-turkiyeDün okuduğum bir gazetedeki makaleye göre, Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 154. sıraya gerilemiş, hepimize kutlu olsun! Sıralamaya bakınca, bizim aşağımızda olan üllkeler ya rejim açısından farklı sosyalist ülkeler, ya da kabile devletleri! Burada en dikkat çeken ve üzerinde düşünülmesi gereken nokta ise yeni savaştan çıkmış Kuzey Irak’ın ve hatta Afganistan’ın bile basın özgürlüğü konusunda bizden daha ileride olması.

Biraz araştırınca, hükümetin işe başlama tarihi olan 2002’deki aynı listede basın özgürlüğü açısından ülkemizin 100. sırada olduğunu öğrendim ve 2014 yılına geldiğimizde tam 54 sıra gerilemişiz. CNN Türk’te, bir iki gün evvel Cüneyt Özdemir’in, Fatih Altaylı’yı konuk ettiği programda Fatih Altaylı’nın baskıdan çıldırmışçasına sersenişleri ve son “Alo Fatih” olayı da bunu açıkça ortaya koymuyormu zaten! Basın’ın acınacak durumu, Hükümet’in basını nasıl hizaya soktuğu ve adeta kendi askerleri yaptığı, yandaş olmayan gazeteler tarafından etraflıca işlendi. Zaten bunu Başbakan da inkâr etmedi, ismi geçen gazeteyi aradığını ve bazı unsurların kaldırılmasını istediğini bizzat teyid etmişti bildiğiniz gibi. Haber Türk örneği ortaya çıktığı için biliyoruz, ama eminim şu anda bile birkaç cesur gazeteci arkadaşımız haricinde tüm basın kuruluşları ve yazarlar korkudan hükümet aleyhine hiç bir şey yazamaz durumdalar. Bu gerçekten ülkemiz için üzüntü ve utanç verici bir durum.

Bir ülkenin basını tutsak edilirse, aklı tutsak edilmiştir. Aklı tutsak olan bir ülkede de insanlar özgür bir şekilde düşünemez ve davranamaz. Adeta bir “korku” hakimdir ve bu korku nedeniyle ya ülkeden gitmeye zorlanırsınız, ya biat edersiniz, ya da direnirsiniz (ki bu durumda da gaz ve sopa yemeniz neredeyse garantidir). Durum gerçekten vahim, bir dolu gazetecimiz hâlâ tutuklu, yargı’nın durumu ise ortada…

Dün akşam gerçekten çok sevdiğim usta gazeteci abimiz Uğur Dündar’ın Halk Arenası isimli programını izliyordum. Programda beni en çok üzen şeylerden biri Halk TV’nin durumu oldu. İş adamları korkudan Halk TV’ye reklam veremiyormuş ve bu nedenledir ki Halk TV kaynak arayışı gayretleri dahilinde www.halkgonulluleri.com isimli bir site kurmuş ve buradan satabildiği kitap, kalem, rozet, anahtarlık vb. ürünlerden elde ettiği kâr ile ayakta durmaya çalışıyormuş ve bu nedenle de normal reklam yerine kendi sitesinin reklamını döndürmek durumunda kalıyormuş. Reytingleri de yüksek olmasına rağmen buraya reklam verilmemesi de zaten çok garip değil mi? Artık iş adamlarındaki korku’nun düzeyini siz düşünün! Son olarak Doğan Holding’in başına gelenleri biliyorsunuz. Adama vergicileri dayayıp bir ceza giydirdiler, feleği şaştı. Korkulan da işte bu. Eğer aleyh’te birşeyler yazar veya yayınlarsanız, ya vergicilerle cebelleşeceksiniz ve seneler boyu çalıştığınız paranız bir anda uçup gidecek, ya hapise gireceksiniz, ya da C şıkkı, ki en kötüsü “ikisi birden”. Buyurun, seçim sizin.

İnternet’in başına gelenleri ise hiç saymıyorum bile, internetimiz biraz da olsa özgürdü ve insanlar buradan birşeyler öğrenebiliyor ve paylaşabiliyordu. Artık onun da “ruhuna fâtiha”. İstenilen web sitesi yargı kararı olmadan kolayca kapatılabilecek ve hatta twitter’dan yazdıklarınız bile silinebilecek! Tabii bu da Meclis’ten jet hızıyla “torba yasa” ile geçti, artık Cumhurbaşkanı’nın onayında. Bakalım Cumhurbaşkanı buna karşı durabilecek mi? Göreceğiz. Umudu olanlar el kaldırsın!

Ülkemiz’in bu ahvâl ve şerâit içinde daha ne kadar gideceğini merak etmiyor değilim. Umarım yakın gelecekte bu yasaklar hafifler (dikkat ederseniz sonlanır diyemiyorum), basın özgürlüğü en azından 2002’deki durumuna geri döner ve akıl tutulmamız biraz da olsa son bulur.

Çok sevdiğim Yalan Dünya isimli dizideki Vasfiye teyze’nin değimiyle “Ne çektik be”.

Leave a comment  

+5=9 doğrulama işlemi*

name*

email*

website