Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Numune Hastanesi Gurabesi

sus-hemsire

Geçenlerde bir yakınımız, beyin kanaması geçirdi ve bu nedenle Numune Hastanesi’nin acil’ini ziyaret etmek durumunda kaldım. En son 20 yıl evvel filan gitmiştim buraya ve o zamandan bu yana pek te büyük bir değişiklik göremedim açıkçası. Personel aynı (ne baktın canım diyen personel var), Doktorlar aynı, “hocalarımız vizitte lütfen 1 saat sonra gelin” diyorlar, 1 saat bekliyorsunuz bu korkunç tiyatral ortamda, sonra “doktorun acil bir hastası çıktı, yarın bu saatlerde gelsin yakınları dedi” diyorlar. Hemşireler aynı, suratlarda mutsuz ifadeler ve saygısızca konuşmalar (“çıkın dedim size, neden laf anlamıyorsunuz yaa” diye bağıranına rastladım). Tabii durum böyle olunca hastane yönetimi de muhtemelen şöyle düşünmüş; Ya herşey orjinal ise, hastaneyi niye değiştirelim, bırakın o da orjinal kalsın diye…

Allah bu hastaneye düşen kişilere öncelikle sabır versin diyorum, keza buradaki olayları görünce buna ihtiyacınız olduğunu anlıyorsunuz. Bu kişilere boşuna “Allah kurtarsın” demiyorlar, keza işiniz kesinlikle Allah’a kalmış durumda. Yine Allah’tan bu yakınımız fazla çekmeden vefat etti (3-4 gün evvel) de kurtuldu. Hem kendisini kurtardı, hem de aile ve yakınlarını tabii. Allah fakir Ankara’lıya yardım etsin, keza yanmışız da ağlayanımız yok.

Bu arada değinmeden geçemeyeceğim, buradaki 1 karışlık acil girişi bahçesinde 10 kişilik bir aile tüplerle filan piknik durumundaydılar, tam resimlikti yani ama, ayıp olur diye çekemedim bunu. Zaten bu aralar oradan geçerseniz muhtemelen ya onları, ya da onlardan boşalan yeri devralan bir başka aileyi burada görebilirsiniz. Canlısı varken, resme ne hacet.

Burası Başkent Ankara, sene 2013 ve Sn. Melik Gökçek’in reklam panolarında da genişçe yer verdiği gibi “Türkiye’nin en yaşanılır şehri”.

Leave a comment  

+5=9 doğrulama işlemi*

name*

email*

website