Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Sevgililer Günü ve “Yaşar” konseri

YaşarBu sevgililer gününde değişik bir aktivite yapalım düşüncesi ile Yaşar konserine gitmeye karar verdik. Oldum olası Yaşar’ı çok severim, hem sesi, hem şarkıları bence müthiş ve beni heyecanlandırıyor. Bunun yanında, şarkılarının sözleri de mantıklı sözcüklerden oluşuyor ve bir hikaye anlatıyor. Bol nakarat ve beat kullanılmış kendini tekrarlayan şarkılar değiller. Bu nedenlerledir ki, Yaşar’ın bence diğer birçok sanatçıya göre farklı ve yine bu nedenle şarkıları da diğer şarkıcılar tarafından söylenemiyor.

Konser Anadolu Gösteri Merkezi’ndeydi ve burası bayağı bir dolmuştu. Bu arada Anadolu Gösteri Merkezi’nden bahsedeyim biraz, burası artık dökülmeye başlamış ve modası geçmiş bir görüntüde, kafeterya’lar saçma bir dağınıklık içinde, genel görüntü ise modernlikten uzak. Hatta binanın dışında asılı tabela bile “kebapçı tabelası” gibi. Kafeterya’nın en ilginç noktası bence “sıcak şarap” satılması idi. Bu da diğer yerlerde görmediğimiz bir olumlu değişiklik kanımca, ayrıca tarçın kokusu da ortama güzel bir hava eklemiş, benim hoşuma gitti.  Bu arada değinmeden geçemeyeceğim,  tuvaletler, korkunç, mecbur kalmadıkça kullanmayın. Konser’e 10 dk. ara verildiğinde oturacak bir yer aradık koridorda ve hatta dışarıda ama doğru dürüst oturacak bir yer bulamadık, koca salon ve civarında, en sonunda bir merdiven kenarına tünedik mecburen. Araba parkı için ise bu merkezin arkasını dolaşmanız lazım, yol kenarında da park etmek olası ancak bunun için çok erken gelmeniz gerekiyor, keza burası hemen doluveriyor, merkezin arkasında  bir açık park yeri var (fiyatı 10 TL) ve bu park yerinden  de AGM’ye bir geçiş te bulunuyor, benim gibi geç gelenler cezasını ödeyip buraya park edebilirler.

Sahne’ye gelecek olursak, ışıklandırma ve seslendirme pek başarılı değildi. Işıklar adamın tepesinde idi ve her defasında “bu ışığı tepemden alın” diye söyleniyordu. Ayrıca Yaşar sahnede hareket ederken, ışık onu takip etmiyor veya edemiyordu, bu nedenle de adam zaman zaman yokuluyordu haliyle. Bir de üstüne, seyircilerin yanına inmeye çalışınca bu devirde hala kablolu olan mikrofon buna mani oluyordu ki, bu da cabası. Bu arada benim en çok güldüğüm 2 olay gerçekleşti, bunlar renk kattılar kanımca. Bunlardan birincisi evlilik teklifi yapan 2 çift oldu, ikisi de biribirinden habersiz bunu organize edemeyip pişti oldular ve ortam bir “izdivaç progamı” havasına, zavallı Yaşar da “Esra Erol” moduna çabucak giriverdi. Diğer komik olayda ise Yaşar’a habire bir kağıt mendile yazılı birşeyler veriliyordu, adam artık dayanamayarak “bana bir dolu not geliyor ama, bunların hiçbiri şarkı isteği değil” demesiydi J Artık adama ne tür mesajlar geliyorsa, biraz düşününce, güldüm gerçekten.

Tüm bunlara rağmen, Yaşar müthiş bir performans gösterdi, hatta bahsettiğine göre davulcusu hariç diğer tüm orkestrayı değiştirmiş ve bu yeni arkadaşlarla da ilk kez sahnede idi, buna rağmen şarkıları müthiş bir şekilde canlandırdı. Bu adam bir “efsane” kesinlikle…

Leave a comment  

+5=9 doğrulama işlemi*

name*

email*

website