Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Posts tagged ‘ankara mobese’

Çankaya’da yaşıyorsan, pamuk eller cebe!

Birkaç gün önce adıma gelen cezayı muhtardan almak üzere muhtarlığıa uğramıştım. Tesadüf bu ya orada bu tebligatları yapan postacı gelmiş muhtar ile muhabbet hâlinde çay içiyordu. Muhtar “abi buyur sen de bi çayımızı iç” şeklinde teklifte bulununca oturdum, birkaç dakika sohbet ettik. Postacı şu an Çankaya bölgesine bakıyormuş ama daha önce Keçiören ve Demetevler bölgelerinde de çalışmış. Konu cezalardan açılınca, sordum acaba “diğer çalıştığı ilçelerde bu çeşit ceza yoğunluğu da varmı?” diye. Cevap tereddütsüz ve hemen geldi. “Hayır abi” şeklinde. Anlaşılan o ki orada tek tük olan cezalar Çankaya’ya gırla geliyormuş. Sonra sırf bu yıl içinde bana gelen cezaları bi düşündüm bu yıl en az 4-5 ceza ödemiştim. Arkadaşlarım da keza öyle. Hatta bazıları benden daha fazla bile ödemişti ! Muhtar bu arada lafa girdi ve şunu söyledi. “Abi malûm burası Çankaya, zengin kesim, o nedenle bence” dedi, “fakire ceza yazmak yerine zengine yazıyorlar. Bak dikkat et Ankara’da bulunan çoğu kamera Çankaya’da, o yüzden” diye de ekledi. Bir de üzerine postacı lafa girdi, o da Keçiören’de oturuyormuş, “Abi aslında bizde de bazı ana yollarda kameralar var ama oradaki kameralardan ceza hiç gelmiyo yani onları kontrol etmiyorlar. Özellikle zengin olan semtlerdekileri kontrol edip sadece bunlara yolluyorlar” şeklinde bir saptamada bulundu. Şaşakaldım doğrusu!

Muhtarın saptaması da postacının tespiti de biraz düşününce doğru gibi geldi aslında. Diğer ilçelerde bu yoğunlukta kamera görmemiştim ben de.

O zaman bu demekti ki : “Çankaya’da oturuyorsan cezaları da ödeyeceksin” … açık ve net!

Daha önce yine blogda paylaşmıştım Ankara’da bir de malûm “başıboş köpek” mevzusu vardı. Çankaya’da ise bu konu ayyuka çıkmış durumda ve son zamanlarda oldukça arttılar hatta sürüleşmeye bile başladılar. Geçenlerde gözümün önünde birine saldırdılar, taksi durağındaki 6-7 kişi zor kurtardı çocuğu! Eskiden ve belki hâlâ bile vardır şöyle bir görüş vardı : “Büyükşehir oy aldığı yerlerdeki köpekleri topluyor, oy almadıkları mahallelere götürüp serbest bırakıyor” diye. Mâlum Çankaya da fazla oy alamadıkları yerlerden biri ve bu nedenle mi köpek sayısında artış vardı acaba?

Bunlar yetmezmiş gibi bir de yeni vergi artışlarını duymuştuk 2015 başlarında, zaten tüm medyada konu etraflıca işlenmişti. “Zengin kesimleri olarak bilinen noktalara daha fahişt yüzde artışı ile çok daha fazla vergi mentalitesi”. Bu da demek ki Çankaya’da yaşıyorsanız verginiz de oldukça kabarıktı artık. Evinizin tipinin de pek önemi yok üstelik! Sırf bu ilçede ikâmet ediyor olmanız bile sizin bareminizi oldukça yükseltiyordu artık bu yeni düzenleme ile !

Peki ödenen bu fahişt vergilere karşın burada diğer ilçelere yapılandan daha fazla iş mi yapılıyordu? Tabii ki hayır! Burada yaşadığım için rahatlıkla söyleyebilirim. Doğru dürüst elle tutulabilecek hiçbir geliştirme yok. Trafik felç, sokak lambaları %30 en fazla %40 yanıyor, yollar dar ve bakımsız, bayındırlık işleri zayıf. Tüm bunlar azmış gibi sokaklarında köpekler kol gezsin, çirkinlik diz boyu, metro yok, alt geçit yok!

İşin özü, Çankaya’da yaşıyorsan vay haline!

En yüksek vergileri sen öde, karanlıkta otur, mecbur arabanı kullan (keza metro vb. yok), binbir tane ışıkta trafikte bekle(keza altgeçit yok)… Bi de üstüne düzenli olarak belediye tarafından parayla dövül ! (keza mobese çok)

Süpermiş gerçekten.

Hız Sınırı 70km

Ankara’da hemen her gün karşılaştığım ve eminim kentin birçok yerinde de asılı duran ve üzerinde de birçok kamera vb. elektronik techizat buluan tabelaları hepimiz görmüşüzdür, ya da en azından bize bununla ilgili bir ceza gelince sinirlenerek farkına varmışızdır. Burada kırmızı bir yuvarlak içinde 70 yazar ve bu da malumunuz maximum hız sınırınızın 70 olduğu anlamına gelir. Bu sınır nasıl ölçülmüş veya neye göre konulmuş anlamak mümkün değil keza bu yolda en yavaş gidenler bile 120km hızla gidiyor. Sadece yapılan şey bu tabela civarına gelince yavaşlamak oluyor, o kadar…

Bugün yine aynı yoldan geçerken dikkat ettim bu yavaşlama, özellikle trafiğin yoğun olduğu saatlerde daha da kötü bir durum arz ediyor, keza herkes burada yavaşlayınca burada gereksiz bir trafik oluşuyor ve bu da alakasız ve boş bir alanda gereksiz bir tıkanıklık yaratıyor. Yani devlet eliyle aslında trafik yaratmış oluyoruz.

Tabii ki hız felakettir, ve hızlı gitmek yerine yavaş gitmeyi teşvik etmek gerekir, buna 100% katılıyorum. Ancak günümüzde otomobiller gelişti ve herkes için daha da güvenli hale geldi, o nedenle bu hız sınırlarının da gelişitirilmesi, günümüze ve teknolojik gelişimlere uyarlanması gerekiyor. Bu tip ana arterlerde bence konulması gereken hız sınırı en az 100km olmalı. Çünkü burada yavaşlayanlar aslında 70’e düşürüp sonra 150’ye çıkarak yollarına devam ediyorlar, yani buradaki mobese’nin kimseye pek bir faydası olmuyor, sadece extra trafik yaratıyor. Çünkü insan mentalitesi “burada yavaşladım, ama şimdi çok daha hızlı giderek bunu hiç olmamış gibi yapayım” şeklinde çalışıyor. Bunun da sebebi basit, hiç kimse daha hızlısı varken daha yavaşını tercih etmez ve insan beyni de devamlı “hız” yapmaya odaklanır. Eski telefonları hatırlıyorsunuzdur, şöyle cevirince özellikle de büyük rakamı çarkın yerine gelmesinin 10-15 sn aldığı telefonlardan bahsediyorum. Size şu an kullandığınız tuşlu telefonlar yerine eskisini versem buna acaba ne kadar katlanırsınız? Şimdi bir de arabalar için düşünelim o zamanlarda benim kullandığım arabalar 100 km ‘ye çıktığımızda sallanan ve korkutan arabalardı ve adeta yürüyen tabut gibiydiler. Şimdiki arabalar hem bu hızı size hissettirmiyor ve dolayisiyle bu konuda bir panikleme olmuyor, hem de çok daha güvenliler. Tüm bunları da düşünmek ve tartmak gerekiyor bence.

Benim tahminim bu sınırı tayin edecek olan bürokratları gelişmiş ülkelerde ne yapılıyor diye mesela bAmerika veya Ingiltere’ye göndermişler ve onlar da otoyoldaki  tabelaları incelerken hız sınırı 70 tabelasını gördüler ve aynen kopyaladılar. Ama bilmedikleri birşey vardı. Oradaki birimler km değil, mil J,  1 km = 0,62 mil eder ve bu hesaba göre de buradaki hız sınırı aslında 113km gibi bir rakama denk geliyor. Umarım böyle bir mantık değildir J ama bu tip olayları Türkiye’de birçok kez yaşadık ve saçmalıklar daha yeni yeni fark edilmeye başlanıyor.

Bence bu gereksiz mobese hız ölçer tabelalardaki sınır en az 100km civarına çıkarılmalı ve diğer şehirlerarası yollardakiler de yurtdışında 90 mil bu da 145km civarında ediyor. Bu da 140 olabilir, emin olun bu kazalara bir davetiye değildir. Aksine 70km hız sınırını gören bir vatandaş 150 km hızla giderken birden 70’e düşmek için frene bastığında onun bir kaza yapma ihtimali veya onun ani durması ile arkasındakinin ona çarpma ihtimali sırf biraz daha hızlı diye kaza yapma ihtimalinden çok daha yüksektir diye düşünüyorum. Bence böyle cezalandırma yöntemleri yerine şöför ehliyeti için kursa devam eden kişilere hızlı ve güvenli nasıl araç kullanılabilir bunun dersi verilmeli. Yoksa bu tip cezaları insan hep yenmeye çalışacaktır, bu da kanımca çok yakında “lütfen çimlere basmayınız” yazısı gibi saçma bir hal alacaktır.