Your browser (Internet Explorer 6) is out of date. It has known security flaws and may not display all features of this and other websites. Learn how to update your browser.
X

Posts tagged ‘yol’

1071 Malazgirt Bulvarı (ODTÜ yolu) açıldı

Yine ve yeni bir Melih Gökçek klasiği bu isim aslında! Bu yolun ismi olarak verilebilecek bir Türk aydını yokmuş gibi, bu isim neden seçilir acaba? Bu bulvar bilindiği üzere ODTÜ arazisi üzerinden geçen yol. Burası açılıncaya kadar bir çok olay yaşandı ve sonunda da dün itibariyle Ankara’nın her tarafında bugün bile görebileceğiniz şekilde tüm panolardan ve köprü üstlerinden 1071 Malazgirt Bulvarı’nın açılışı duyurulmuştu. Bu tarih Alp Arslan’ın, Bizans ordusunun kumandanı Romen Diyojen’i, günümüzde Muş civarında bulunan Malazgirt Meydanı’nda mağlub ettiği tarih ve aslında Türkler için bir dönüm noktası olan bir zafer. Burada da Melih Bey’e göre Romen ordusu ODTÜ’lülerdi herâlde ve sonunda onları yenerek, Başbakan (burada Alp Arslan rolünde) tarafından burası açtırıldı ve ODTÜ Meydan Muharebesi kazanıldı.

Bu kutlamalardan önce ve sonrasında yine protestolar vardı ve ODTÜ’lüler (artık düzenli olarak aldıkları) biber gazı dozajlarını yine aldılar, joplandılar, sulandılar ve oradan oraya savruldular. Dün hava yağışlıydı ve Salı günü gibi ara bir gündü, ona rağmen bunlar yaşandı, yolsuzluk operasyonu ile ilgili olarak Başbakan’ın kasedi de çıkınca, bu da üstüne tuz biber oldu ve protestolar Ankara’da gece boyunca sürdü.

yolsuzluk-protestolari

Bu tapelere tepki olarak aslında yurt genelinde bir çok insan sokaklara döküldü, ama bunların hepsi çoğu basın tarafından görmezden gelindiği için, bilmiyor olabilirsiniz. Bazı illerde müdâhaleler vardı, ortalık yine toz dumandı. Herkes dün neredeyse bütün gün boyunca yok bunlar montaj, yok değil vb. tartıştı durdu ama kimse bunların gerçekliğinin kolayca anlaşabileceğini BDP başkanı Demirtaş’ın “Tübitak, Meclis’in karşısında 20 dk.’da bunun testi yapılabilir” deyinceye kadar düşünemedi, her nedense! Hatta bu arada Başbakan bir toplantıda “bunların gerçek olmadığını herkese göstereceğiz” diyordu. Sonrasında CHP başkanı Sn. Kılıçdaroğlu’nun basın toplantısını izledim (Halk TV veriyordu, keza diğer kanallar yine alışkın olduğumuz gibi 3 maymun vaziyetindeydi) . Dört değişik kuruluştan bunların doğruluğunu teyid ettiren Kılıçdaroğlu, bunların 100% gerçek olduğunu üzerini bastıra bastıra tekrarladı. Ama bunu kim duydu acaba? Ya da duyulduysa bile bunu soruşturabilecek bir babayiğit var mı acaba ülkemizde göreceğiz.

Bunlar eğer söylendiği gibi 100% gerçekse, bence de durum vahim. Ülkenin Başbakan’ı bunları yapıyorsa, diğer bakanların veya milletvekillerinin her türlü yolsuzluğu yapması gayet doğal karşılanmalı. Ortada uçuşan, aslında tamamı halkın olan paraların haddi hesabı yok (30 milyon Euro’nun eritilmesinden bahsediliyor meselâ) ama bunların hesabını veren de yok şu ana kadar… Basın tutulması, Yasama tutulması ve Yargı tutulmalarını da yaşıyoruz birlike toplum olarak, hem de 3’ü bir arada ve aynı anda! İnanılır gibi değil, yani.

Bu kasetlerin “bağımsız” bir mahkeme tarafından soruşturulmasını, bu dağıtılan paraların eritilmesine yardımcı olan ve boş zamanlarında da ülkemin insanlarına küfreden müteahhit bozuntularının bir an önce cezalarını bulmalarını, hâlâ bulunduğundan emin olduğum aydın ve dürüst insanlar ve mâkamlardan bir vatandaş olarak rica ediyorum. Bu arada 1071 Malazgirt Muharebesini bir kez daha kazanan Belediye’mize de teşekkürler, Ankara’da insanlar bunca şeyle uğraşırken bunların üstüne tüy diktikleri için.

Yol kapalı bezi !

ankara-yol-kapali-isareti

Geçenlerde yolda gördüğüm ve yolun kapalı olduğunu belirtmek için yapılan uygulamanın ilkelliğini sizinle paylaşmak istedim. Buradaki tabelayı daha önceden kullanılmış bir afişi birkaç yerinden dikip siyaha boyayarak elde ettikleri siyah bir bezle kapatarak, “yol kapalı” demeye getirmişler. Tabelanın arkadan 5-10 vidasını söküp tekrar takmak yerine üzerini kapatırız diye düşünülmüş diye tahmin ediyorum. Belki pratik bir çözüm ama çok kötü bir görüntü. Üstelik bu bezler zamanla, rüzgarla yerinden çıkıp sallanıyor ve  rüzgârın etkisi ile bir aracın üstüne düşmesi de gayet olası ve bu da trafik kazasına yol açabilir. Zaten görüntüsü bile iç karartıcı, bari adam siyah yerine beyaz filan kullanır! Benim tahminim “kir tutmaz diye siyah tercih edilmiş”, belki de bu afişlerin üzerindeki yazıları siyah en iyi kapatır diye düşünülmüştür. Hangi zihni sinir hareketi onu bilemiyorum ama sonuçta kötü olmuş. Yurtdışında defalarca bulundum ama İran’da bile böylesine rastlamadım. Orada bu siyah dayatmasını kadınlara yapıyorlar! Size aynı olayın Amerika örneğini buldum. Aradaki fark çarpıcı. Aşağıda

amerika-yol-kapali-isareti-road-closedNeticede ikiside aynı işlevi gören iki işaret. Birinde dikkat çekici turuncu üzerine siyah yazı ve gayet ufak bir magnet ile kapalı “closed” yazılmış. Diğerinde ise tüm tabelayı kaplayan siyah bir bez ve hiç bir ibare yok.

Aradaki fark ile mentalite konusunda bir fikriniz oluşmuştur sanırım !

Armada (dar)Boğazı

armada-karsisi-insaat-duragi

Ankara’da yaşayanlar mutlaka eskiden Ankara’nın ikonlarından! olan “Mavi Kafes”i bilirler, keza Ankara’nın ucubeleri arasında başı çeken bir yapıt idi. Zamanında “Expo Center” olacak vb. dedikodular çıkmıştı ama hiç bir şey olamadı, çünkü yanlış planlanmıştı ve zaten dar olan Eskişehir yolu’nu daha da daraltıyordu üstelik yola da çok yakın yapılmıştı.

Mavi Kafes yıllarca öylesine durduktan sonra, en sonunda bir kaç ay evvel sökülmesine karar verildi, üstteki resimde kafes’ten kalan Peri Bacaları’nı andıran büyük ve uzun beton kolonları görebilirsiniz. Şu aralar onların da kırımını yapmaya çalışıyorlar, o iş ne zaman biter orası meçhul keza tüm herşeyi elle yapıyorlar. Bu iş devam ederken de tabii, düşünülmeden yapılan bu yapı nedeniyle Armada’nın tam karşısındaki dönüş trafiği, okulların açıldığı bu günlerde, yine tam anlamıyla zıvanadan çıkmış durumda. Zaten burada bulunan üst geçide baktığınızda aradaki genişlik farkını bariz görüyorsunuz. Üst geçitin 3/2 si yolun diğer tarafında(yarısı olması gerekirken), 1/3’ü ise dönüş tarafında. Bu trafiğe bir de keşmekeşin içinde durmaya çalışan otobüs ve minibüsler eklenince, koca Ekişehir yolu dönüş trafiği bir şeritten akıyor aslında! Tabiri caizse “her gün yol çalışması” temalı tuhaf ve acıklı bir tiyatro yaşanıyor burada.

Bu zulümun bir an önce son bulmasını yetkililerden rica ediyoruz. Ankara’da deniz yok, neden boğaz trafiği çekiyoruz ki? Ama tabii, “Yanlış hesap Bağdat’tan döner” deyiminde olduğu gibi, heralde iş Bağdat’a gitti savaş filan, anca geldi ki 🙂 10 yılda bir yıkım kararı çıkabildi. Eh buna da şükür.